Birleşmiş Milletler Viyana Uluslararası Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısında konuşan INCB Başkanı Prof. Dr. Sevil Atasoy, uluslararası uyuşturucu kontrol sisteminin halk sağlığını korumada kritik rolünü sürdürdüğünü belirtirken, sentetik maddelerin yükselişine dikkat çekti. Atasoy, “Bununla birlikte Kurul, sentetik uyuşturucuların, özellikle tıbbi olmayan sentetik opioidlerin hızla yayılması, yasa dışı üretim yöntemlerinin giderek daha karmaşık hale gelmesi ve temel kontrollü ilaçlara erişimdeki eşitsizliklerin devam etmesi gibi ciddi zorluklara dikkat çekmektedir.” dedi.

SENTETİK ÜRETİM: DAHA HIZLI, DAHA GİZLİ, DAHA TEHLİKELİ

Rapora göre sentetik opioidler, bitkisel kaynaklı uyuşturuculara kıyasla daha kısa sürede ve daha düşük maliyetle üretilebiliyor. Küçük laboratuvarlarda, kimyasal prekürsörler aracılığıyla üretilebilen bu maddeler, küresel kontrol mekanizmalarını da zorlayacak yeni yöntemlerle piyasaya sürülüyor.

INCB, bir yandan kontrollü maddelere tıbbi ve bilimsel amaçlarla erişimin sağlanmasının önemini vurgularken, diğer yandan bu maddelerin yasa dışı kanallara yönlendirilmesini engellemenin hayati olduğunun altını çiziyor. Özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerde opioid analjeziklere erişimde yaşanan eşitsizlikler, küresel sağlık politikalarının en kırılgan alanlarından biri olarak öne çıkıyor.

BÖLGESEL TABLO DEĞİŞİYOR

Rapor, coğrafi dağılım açısından da dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor. Prof. Dr. Sevil Atasoy’un değerlendirmesi bu dönüşümü net biçimde ortaya koyuyor:

“Afrika’da uyuşturucu kaçakçılığı artmaktadır. Avrupa’da sentetik uyuşturucu üretimi yaygınlaşmaktadır. Güney Asya opioid tüketiminde önde gelmektedir. Tıbbi amaçlı kontrollü maddelere erişim artırılmalıdır. Hükümetler uluslararası iş birliğini güçlendirmelidir.”

Bu tablo, uyuşturucu piyasasının yalnızca üretim değil, tüketim ve transit güzergâhları açısından da yeniden şekillendiğini gösteriyor.

ULUSLARARASI SİSTEM SINAVDA

INCB’nin verilerine göre 2025 yılı boyunca 190’dan fazla ülke sistem üzerinden iş birliği yaptı ve yaklaşık 3 ton fentanil prekürsörünün yasa dışı üretime yönlendirilmesi engellendi. Bu gelişme, uluslararası koordinasyonun hâlâ güçlü bir araç olduğunu gösterse de sentetik dalganın hızının mevcut denetim kapasitesini zorlayabileceği yönünde değerlendirmeler yapılıyor.

Son 60 yıldır yürürlükte olan üç temel uyuşturucu kontrol sözleşmesi çerçevesinde küresel mücadele sürerken, yeni sentetik maddelerin çeşitlenmesi ve üretim tekniklerinin karmaşıklaşması, sistemi daha esnek ve daha hızlı yanıt verebilir hale getirme gerekliliğini gündeme taşıyor.

2025 raporu, yalnızca mevcut tabloyu değil, geleceğe ilişkin bir uyarıyı da içeriyor: Uyuşturucuyla mücadele artık yalnızca kaçakçılıkla değil, teknoloji, kimya ve küresel tedarik zincirleriyle de yarışmak zorunda.

Kaynak: Kanal 6 Haber