Enerji devi Shell, küresel sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) piyasasının geleceğine ışık tutan kapsamlı raporunu yayımladı. 16 Mart 2026 verileriyle hazırlanan rapora göre dünya genelindeki LNG talebinin, 2025 yılındaki 422 milyon metrik tonluk seviyesinden itibaren devasa bir büyüme ivmesine girmesi bekleniyor. Şirketin öngörüleri, talebin 2040 yılına kadar yüzde 54 ile 68 arasında bir artış göstererek 650-710 milyon metrik tona ulaşacağını, 2050 yılında ise yüzde 85’e varan bir yükselişle 780 milyon metrik tonu görebileceğini ortaya koyuyor. Shell, bu devasa iştahı karşılamak adına 2030 ve 2040’lı yıllarda yeni arz yatırımlarının yapılmasının bir tercih değil, zorunluluk olduğunun altını çiziyor.
HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA DURAN TRAFİK VE MÜCBİR SEBEP İDDİALARI
Raporun yayımlandığı dönem, Orta Doğu’daki çatışmaların derinleşmesiyle küresel enerji koridorlarının ağır yara aldığı bir sürece denk geliyor. Özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerin neredeyse durma noktasına gelmesi, LNG sevkiyat rotalarını alt üst etmiş durumda. Bloomberg tarafından ortaya atılan iddialara göre Shell, Katar’daki dünyanın en büyük LNG ihracat tesisinin kapanması üzerine bazı müşterilerine yönelik sevkiyatlarını askıya almak zorunda kaldı ve sözleşmelerdeki "mücbir sebep" hükmünü devreye soktu. Şirket bu konuda henüz resmi bir doğrulama yapmamış olsa da raporda yer alan verilerin nihai kaderinin, bölgedeki jeopolitik gerilimin seyrine sıkı sıkıya bağlı olduğu vurgulanıyor.
ASYA’NIN EKONOMİK DOMİNASYONU VE AVRUPA’NIN ENERJİ İKİLEMİ
Shell’in projeksiyonuna göre Asya, 2050 yılına kadar küresel ekonomik büyümenin ana motoru olmaya devam edecek ve bu durum bölgeyi LNG talebinde zirveye taşıyacak. Diğer taraftan Avrupa cephesinde ise farklı bir senaryo göze çarpıyor. Net sıfır emisyon hedefleri doğrultusunda enerji dönüşümüne odaklanan Avrupa, yenilenebilir enerji yatırımlarının beklenen hızda gerçekleşmemesi nedeniyle LNG’ye olan bağımlılığını uzun bir süre daha korumak zorunda kalacak. Bu tablo, kıtanın enerji güvenliği stratejilerinde sıvılaştırılmış doğal gazın kritik rolünü pekiştiriyor.
ARZ BOLLUĞU VE GİZLİ TALEBİN CANLANMASI
Piyasadaki mevcut dinamikleri de analiz eden rapor, önümüzdeki dönemde bir arz fazlası eğiliminin yaşanabileceğine dikkat çekiyor. Artan arz bolluğunun küresel gaz fiyatlarını aşağı çekmesi beklenirken, bu durumun daha önce yüksek maliyetler nedeniyle geri planda kalan "fiyata duyarlı gizli talebi" tetikleyebileceği öngörülüyor. Shell, düşük fiyat ortamının gelişmekte olan piyasalarda doğal gaz kullanımını yaygınlaştırabileceğini ancak bu iyimser tablonun ancak Orta Doğu’daki krizin aşılmasıyla sürdürülebilir hale geleceğini belirtiyor.





