Popüler kültürün en uzun soluklu yapımlarından biri olan The Simpsons, bu kez kehanet iddialarıyla değil, dijital bir dezenformasyon dalgasıyla gündemde. Sosyal medya platformlarında hızla yayılan "9 Şubat 2026’da 72 saatlik elektrik kesintisi yaşanacak" iddiası, modern çağın yeni nesil komplo teorilerine dair çarpıcı bir örnek teşkil ediyor.

Söz konusu iddiaların bu denli yankı uyandırmasının arkasında, dizinin animasyon estetiğiyle birebir örtüşen yapay zeka (AI) üretimi görseller yer alıyor. Homer Simpson’ın karanlıkta kalmış şaşkın yüzü ya da Springfield sokaklarının ıssızlığı, izleyicide "bu bölümü daha önce izlemiştim" algısı yaratmak için özel olarak kurgulanıyor. Ancak uzmanlar uyarıyor: Bu kareler dizinin hiçbir resmi bölümünde yer almıyor; aksine, panik dalgası yaratmak amacıyla tasarlanmış birer "deepfake" ürünü.

NEDEN HEP SIMPSONS? KOLEKTİF KORKULARIN AYNASI

Peki, neden her felaket senaryosunda oklar bu sarı karakterlere dönüyor? Yanıt, dizinin 30 yılı aşkın süredir devam eden yayın hayatında ve binlerce sahnede gizli. İstatistiksel olarak binlerce tahmin arasından birkaçının gerçekle örtüşmesi, toplumsal bellekte "Simpsons her şeyi bilir" algısını kemikleştirdi. 72 saatlik kesinti iddiası da aslında modern insanın en büyük kabusu olan teknolojik bağımlılık ve enerji krizi endişesinin, popüler bir figür üzerinden servis edilmesinden başka bir şey değil.

BİLİMSEL VERİLER NE DİYOR? GERÇEKLİK KONTROLÜ

9 Şubat tarihiyle ilgili ne enerji bakanlıklarından ne de uluslararası bilimsel kuruluşlardan gelen herhangi bir kriz raporu bulunmuyor. Dizinin resmi arşivlerinde de spesifik olarak bu tarihi ve süreyi işaret eden bir senaryo mevcut değil. Karşılaşılan durum, internetin kendi kendini besleyen bir yankı odasında sahte bilgilerin doğrulanmadan yayılmasından ibaret.

ASIL TEHLİKE ELEKTRİK DEĞİL, DEZENFORMASYON

Bugün gelinen noktada asıl korkutucu olan, sistemlerin kapanması değil; dijital ortamda üretilen asılsız bir içeriğin milyonlarca insanı gerçeklikten koparabilme gücü. 9 Şubat senaryosu, elektriğin değil, eleştirel düşüncenin devre dışı kaldığı bir dezenformasyon çağında olduğumuzu bir kez daha kanıtlıyor.