Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ali Vardar, Balkanlar ve Sibirya üzerinden gelen soğuk hava dalgasının diyabetli bireyler için gizli bir tehlike barındırdığını açıkladı. Vardar "Vücut üşüdüğünde daha fazla glikoz yakar ve bu durum kan şekerinin düşmesine yol açabilir. Ayrıca düşük sıcaklıklar; titreme, üşüme ya da uyuşma gibi belirtileri maskeleyerek hipogliseminin fark edilmesini geciktirebilir." dedi.
STRES HORMONLARI KAN ŞEKERİ DENGESİNİ BOZUYOR

Soğuk havayla başa çıkmanın stres tepkisini tetikleyebileceğini aktaran Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ali Vardar, "Vücudumuzun bununla doğal olarak mücadele etme yollarından biri, stres hormonlarını salgılamaktır. Bu da insülin üretimini azaltır ve depolanmış kan şekerini serbest bırakır. Bunun yanı sıra, enjekte edilen insülin soğuk havalarda daha yavaş emilebilir" ifadelerini kullandı.
HAREKETSİZLİK VE BESLENME HATALARI RİSKİ ARTIRIYOR

Kış aylarında yaşam alışkanlıklarının belirgin şekilde değiştiğine dikkat çeken Uzm. Dr. Vardar, "Kış döneminde insanlar daha az hareket ediyor, buna karşılık daha yüksek karbonhidrat içeren besinlere yöneliyor. Bu iki faktör birlikte kan şekerinin yükselme riskini ciddi biçimde artırıyor. Fiziksel aktivitenin azalması, vücudun insüline duyarlılığını düşürüyor ve bu durum kan şekerinin kontrolsüz şekilde yükselmesine yol açabiliyor" ifadelerini kullandı.
Kış aylarında boğaz, idrar yolları ve bağırsak enfeksiyonları ile gribal enfeksiyonların daha sık görüldüğünü belirten Uzm. Dr. Vardar, bu durumun kan şekerini yükseltebileceğine dikkat çekti. Vardar, "Enfeksiyon geçiren diyabet hastalarının kan şekerlerini daha yakından takip etmeleri gerekir. Özellikle insülin kullanan hastalarda, hekimin önerisiyle insülin dozunun geçici olarak artırılması gerekebilir" uyarısında bulundu.



