Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P Global Ratings, Türkiye’nin kredi notunu "BB-" ve not görünümünü "durağan" olarak teyit etmesinin ardından, ülke ekonomisine dair kapsamlı bir değerlendirme paylaştı. S&P Global Ratings Kıdemli Direktörü Frank Gill, Orta Doğu’daki savaşın etkilerine rağmen Türkiye ekonomisinin yapısal güçlerine ve dayanıklılığına dikkat çekerek, mevcut tablonun istikrarlı bir gidişata işaret ettiğini vurguladı.
ENERJİ FİYATLARI VE ENFLASYON BASKISI
Frank Gill, Orta Doğu'daki gerilimin ardından yükselen petrol ve doğal gaz fiyatlarının Türkiye ekonomisi üzerinde doğrudan bir baskı oluşturduğunu ifade etti. Türkiye'nin enerji fiyatlarındaki artışa karşı Avrupa ülkeleriyle benzer şekilde yüksek duyarlılık gösterdiğini belirten Gill, bu durumun enflasyon, ödemeler dengesi ve döviz kuru üzerinde zorlayıcı bir etki yarattığını dile getirdi. Bu süreçte Merkez Bankası'nın piyasaya müdahale etmek durumunda kaldığını ve rezervler üzerinde baskı oluştuğunu kaydeden Gill, Şubat sonundan bu yana Türkiye’de fiili bir parasal sıkılaşma sürecinin yaşandığını belirtti.
FAİZ İNDİRİMİ VE PARA POLİTİKASI BEKLENTİSİ
Mevcut ekonomik konjonktürde Türk politika yapıcıların ellerinden geleni yaptığını ifade eden Gill, para politikasındaki sıkı duruşun devam etmesini beklediklerini söyledi. Şartlar göz önüne alındığında Merkez Bankası’nın yaz sonuna kadar faiz indirimine gitme ihtimalini oldukça düşük gördüğünü vurgulayan Gill, enflasyonla mücadelenin öncelik korunacağını işaret etti. Petrol ve gaz arzındaki sıkıntıların yıl sonuna kadar ikinci tur etkilerle devam edebileceği uyarısında bulunan direktör, sıkı duruşun korunmasının önemine değindi.
HÜRMÜZ BOĞAZI VE ENFLASYON SENARYOLARI
S&P, Türkiye için enflasyon tahminlerini bölgesel gelişmelere göre revize etti. Hürmüz Boğazı'nın mayıs ayında yeniden açılması ve ticaret akışının normale dönmesi durumunda, bu yıl için ortalama enflasyonun yüzde 30’un biraz altında kalması bekleniyor. Gelecek yıl için öngörü ise yüzde 20 seviyelerinin altı olarak belirlendi. Ancak Gill, olumsuz senaryoların gerçekleşmesi halinde enflasyonun 5-6 puan daha yüksek seyredebileceğini ve bunun dezenflasyon programı için ek zorluklar yaratabileceğini sözlerine ekledi.
TÜRKİYE EKONOMİSİNİN YAPISAL GÜCÜ
Kredi notu görünümünün "durağan" olmasını risklerin dengelenmiş olmasına bağlayan Gill, Türkiye’nin orta gelirli bir ekonomi olarak oldukça dirençli bir özel sektöre sahip olduğunu belirtti. Türkiye ekonomisinin çeşitliliği ve avantajlı demografik yapısının önemli birer güç kaynağı olduğunu ifade eden Gill, GSYH’nin bu yıl 1,4-1,5 trilyon dolar seviyelerine ulaşmasını beklediklerini kaydetti. Türkiye’nin geçmiş yıllarda da benzer şoklarla karşılaştığını hatırlatan Gill, ekonominin bu tür sarsıntılara karşı bağışıklık kazandığı mesajını verdi.
DIŞ BORÇ VE FİNANSMAN DİNAMİKLERİ
Türkiye'nin dış finansman ihtiyacına da değinen Frank Gill, borçların çevrilmesi konusunda herhangi bir kriz öngörmediklerini dile getirdi. Alacaklıların önemli bir kısmının Körfez bölgesinde olduğunu ve son on yılda bu konuda kronik bir sorun yaşanmadığını belirten Gill, dış borç yönetiminin yönetilebilir seviyede kalacağını öngördü. Öte yandan, 28 Şubat sonrası yerleşik olmayanların TL pozisyonlarından yaklaşık 20 milyar dolarlık bir çıkış yaşandığı tahminini paylaşan S&P, Türkiye ekonomisinin bu yıl yüzde 3,4 oranında büyüyeceği tahminini korudu.