Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), son dönemde fonlarda gözlenen aşırı yoğunlaşma ve piyasa işleyişini bozan uygulamalara karşı kapsamlı bir düzenleme taslağı hazırladı. Sektör paydaşlarının görüşüne açılan taslak; serbest fonlardan para piyasası fonlarına, borsa dışı repo işlemlerinden portföy yöneticisi kriterlerine kadar geniş bir alanı kapsıyor. 26 Şubat 2026 tarihine kadar toplanacak görüşlerin ardından şekillenecek olan yeni kurallar, fon dünyasında "etik ve şeffaf" yönetimi merkeze almayı hedefliyor.

FONLARDAKİ GETİRİ TUZAĞI NASIL İŞLİYOR?
Fon dünyasında son bir yıldır "getiri odaklılık" adı altında riskli bir döngü oluşmuş durumda. Yatırımcıların kısa vadeli yüksek getiriye olan ilgisi, bazı fon yöneticilerinin tüm portföyü neredeyse tek bir hisse senedine bağlamasına yol açtı. Portföy yöneticisi Bilal Kastamonu, bu durumu "etik dışı bir yoğunlaşma riski" olarak tanımlıyor. Fonun performansı bir hisseye endekslendiğinde, fona yeni para girdikçe o hissenin fiyatı suni olarak şişiyor; fiyat yükseldikçe de fona olan ilgi daha da artıyor. Bu sarmalın piyasa derinliğini bozduğunu ve dürüst yönetim sergileyen fonların aleyhine haksız bir ortam yarattığı vurgulanıyor.

DEVASA PİYASA DEĞERLERİ VE ZİNCİRLEME RİSK
Piyasadaki çarpıklığı finansal verilerle eleştiren Bilal Kastamonu, belirli fonların tek bir hissede toplanması sonucunda, bazı şirketlerin piyasa değerlerinin ülkenin dev bankalarıyla yarışır hale geldiğine dikkat çekiyor. Kastamonu, reel karşılığı olmayan bu değerlemelerin sadece o fonu değil, bu varlıklar üzerinden yapılan işlemler aracılığıyla tüm para piyasası sistemini "zincirleme risk" altına soktuğunu belirtiyor. SPK’nın yeni düzenlemesi, tek bir ihraççının paylarına getirilecek yatırım üst limitleriyle bu tür "balon" oluşumların ve sistemik risklerin önüne geçmeyi amaçlıyor.

FONLAR GRUP ŞİRKETLERİNİ FONLAMA ARACI OLMAMALI
Taslağın en dikkat çekici kısımlarından biri de portföy yönetim şirketlerinin kendi grup iştiraklerine yatırım yapmasına getirilen net sınırlamalar. Etik ve hakkaniyet gereği kendi grup şirketlerine yatırım yapmadıklarını ifade eden Bilal Kastamonu, piyasada bazı yapıların tamamen bağlı oldukları grupları fonlamak amacıyla kullanıldığını söylüyor. SPK’nın bu hamlesi, fonların birer "holding kasası" gibi kullanılmasını engelleyerek gerçek anlamda profesyonel portföy yönetimine odaklanılmasını sağlayacak. Ayrıca serbest fon ağırlıklı çalışan kurumlara getirilecek ilave sermaye yükümlülüğü ile mali yapıların tahkim edilmesi hedefleniyor.

PARA PİYASASI FONLARINDAKİ TAHVİL ŞARTI GETİRİYİ NASIL ETKİLER?
Yeni düzenleme taslağında yer alan, serbest para piyasası fonlarına yönelik yüzde 10 oranında devlet tahvili bulundurma zorunluluğu yatırımcılar arasında merak konusu. Bilal Kastamonu, eylül ayında tahvil faizlerinin yükselmesiyle benzer fonlarda kısa süreli memnuniyetsizlikler yaşandığını hatırlatıyor. Ancak Türkiye ekonomisindeki iyileşme beklentisiyle tahvil faizlerinin normalleşeceği bir senaryoda, bu zorunluluğun getiriyi zannedildiği kadar düşürmeyeceğini öngörüyor. Kastamonu'ya göre bu oran, sistemin genel güvenliği için absorbe edilebilir bir seviyede kalacak.

TAKASBANK GÜVENCESİYLE ŞEFFAF REPO DÖNEMİ
Yeni kurallarla birlikte borsa dışı repo işlemlerinde teminat takibi tamamen Takasbank’a devrediliyor. Bilal Kastamonu'nun işaret ettiği "yoğunlaşma" riskine karşı, artık bu işlemlerde tek bir hisse yerine en az beş farklı gruptan payın teminat olarak verilmesi şart koşuluyor. Bu adım, yatırımcının haberi olmadan yüksek riskli ve teminatsız işlemlerle "yüksek getiri" vaat edilmesinin önüne geçecek. Sektör temsilcileri bu değişikliği, yatırımcı güvenliğini doğrudan artıran ve piyasa disiplinini sağlayan "devrimsel" bir hamle olarak tanımlıyor.



