1992 yılında Formula 1 dünyası, Nigel Mansell’ın damga vuracağı bir sezonun ilk sinyallerini aldı. Sezonun açılış yarışlarından birinde sergilediği üstün performansla rakiplerine gözdağı veren İngiliz pilot, sadece yarışı kazanmakla kalmadı, aynı zamanda yıl boyunca sürecek dominasyonun da temelini attı. Williams F1 Team ile adeta kusursuz bir uyum yakalayan Mansell, teknik üstünlüğü sürüş becerisiyle birleştirerek sezonun geri kalanında da hız kesmedi. Bu çıkış, yıl sonunda gelen dünya şampiyonluğunun habercisi olurken, 1992 sezonu Formula 1 tarihine tek taraflı güç gösterilerinden biri olarak geçti.

22 MART 2013: LEWANDOWSKI'DEN GOL FIRTINASI
22 Mart 2013’e gelindiğinde ise futbol sahnesinde bu kez Robert Lewandowski rüzgârı esti. 2014 Dünya Kupası elemelerinde Poland national team, zayıf rakibi San Marino national team karşısında sahadan 5-0’lık net bir galibiyetle ayrılırken, gecenin yıldızı attığı 4 golle Lewandowski oldu. Gol yollarındaki bitiriciliği, pozisyon alma becerisi ve liderliğiyle dikkat çeken yıldız forvet, bu performansıyla sadece maçın değil, eleme sürecinin de en çok konuşulan isimlerinden biri haline geldi. Bu karşılaşma, Lewandowski’nin uluslararası arenadaki golcü kimliğini pekiştirdiği önemli anlardan biri olarak hafızalara kazındı.





