GÜNDEM

SUBÜ’ de Torpil iddiası: Kadrolar aileye mi?

Öğretim üyesi Yusuf Kotan’ın gündeme taşıdığı iddialar, üniversitede akraba kayırmacılığı ve liyakat ihlali tartışmalarını alevlendirdi. Gözler Rektör Mehmet Sarıbıyık ve yetkililerde.

Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nde ortaya atılan iddialar, yükseköğretim sisteminde uzun süredir tartışılan “torpil” ve “liyakat” sorununu bir kez daha ülke gündemine taşıdı. Üniversitede görev yapan öğretim üyesi Yusuf Kotan’ın sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamalar, kurumun yönetim anlayışına yönelik ciddi soru işaretleri doğurdu.

“KADROLAR AKRABALARA MI DAĞITILIYOR?”

İddialara göre, Rektör Mehmet Sarıbıyık’ın yakın çevresinden birçok ismin üniversite bünyesinde farklı görevlerde istihdam edildiği öne sürülüyor. Akademik kadrolardan idari birimlere, güvenlikten işçi statüsüne kadar uzanan bu tablo, kurumun bir kamu üniversitesinden çok “aile yapısına” dönüştüğü eleştirilerine neden oldu.

DÜŞÜK PUANLA ATAMA İDDİASI TEPKİ ÇEKTİ

Tartışmaların merkezinde ise dikkat çeken bir memur alımı yer alıyor. İddialarda, KPSS’den düşük puan aldığı belirtilen bir adayın kadroya alındığı, buna karşılık daha yüksek puanlı adayların çeşitli gerekçelerle sistem dışına itildiği ileri sürülüyor.

Söz konusu atamanın akrabalık ilişkisiyle bağlantılı olduğu iddiası, kamuoyunda “liyakat tamamen devre dışı mı bırakıldı?” sorusunu gündeme getirdi.

TÜRKİYE GENELİNDE BENZER TABLO

Uzmanlar, bu iddiaların münferit olmadığını, son yıllarda birçok üniversitede benzer şekilde “kişiye özel ilanlar”, “eş-dost atamaları” ve “kadro mühendisliği” tartışmalarının yaşandığını hatırlatıyor. Bu durumun akademik dünyada güven erozyonuna yol açtığı vurgulanıyor.

KAMUOYUNDA TEPKİ BÜYÜYOR

Sosyal medyada gündem olan iddialar, özellikle gençler ve kamu personeli adayları arasında büyük tepki topladı. “Yıllarca emek verip yüksek puan alanlar elenirken, düşük puanla atama yapılması” iddiası, fırsat eşitliği tartışmalarını yeniden alevlendirdi.

SESSİZLİK DİKKAT ÇEKİYOR

İddiaların kamuoyuna yansımasına rağmen üniversite yönetiminden kapsamlı ve ikna edici bir açıklama yapılmaması ise eleştirileri artırıyor. Şeffaflık çağrıları yükselirken, yetkili kurumların bu iddialar karşısında nasıl bir adım atacağı merak konusu.

Ortaya çıkan tablo, sadece bir üniversiteyi değil, Türkiye’de yükseköğretim sisteminde liyakat ve adalet tartışmalarını yeniden merkezine taşıyor.