Dünya genelinde tırmanışa geçen küresel ısınma eğilimi, Türkiye'de de etkilerini giderek daha sert hissettiriyor. Geriye bıraktığımız kış mevsiminin yeterli yağış almadan kapanması ve ardından gelen bahar aylarındaki sıcaklık dalgalanmaları, büyük bir su krizinin ve kuraklığın habercisi olarak yorumlanıyor.
Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz, hem geçmiş kış tablosunu hem de bizi bekleyen kavurucu yaz aylarını değerlendirdi.
BARAJLARDA DURUM KRİTİK
Geçmiş yıllarla kıyaslandığında geride bıraktığımız kış aylarında ne yeterli yağış düştüğünü ne de sıcaklıkların istenen seviyelerde soğuduğunu belirten Prof. Dr. Kurnaz, kuraklık tehlikesinin altını çizdi. Özellikle İstanbul'da son 15 yıldır doğru düzgün kar yağışı görülmemesinin artık olağan bir durum haline geldiğini ifade eden Kurnaz, mart ayında görülen yağışların ise tablonun tamamını kurtarmaya yetmediğini vurguladı.
Türkiye ve çevresinde mart ayında etkili olan yağışların, ciddi kuraklık çeken İran gibi ülkeler için sevindirici olduğunu aktaran Kurnaz, sözlerine şöyle devam etti:
"Ancak ülkemiz açısından bakıldığında çok da mutlu olmayalım. Çünkü her ne kadar yağışlar çok fazla olmuş olsa da barajların doluluğu henüz tepe noktasına ulaşmış değil. Geçtiğimiz bazı senelerle kıyaslandığında barajlarımız daha dolu değil. Sıcaklıklar da mart itibarıyla en sıcak yıl seviyesine doğru bir yükseliş trendine girdi. Bugünlerden itibaren sıcaklıklar son 20 yıl ortalamalarının oldukça üzerinde seyredecek."
'SÜPER EL NİNO' KAVURMAYA GELİYOR
Peki yaz aylarında bizi neler bekliyor? 2026 yılına girilirken 6 ve 7 Ocak tarihlerinin "bugüne kadarki en sıcak 6 ve 7 Ocak" olarak kayıtlara geçtiğini hatırlatan Kurnaz, asıl tehlikenin yaz ortasında başlayacağını duyurdu.
Yaz mevsiminin ilk yarısında, temmuz sonuna kadar sıcaklıkların tarihteki en yüksek ilk 3 yıl ortalamasında ilerlemesini beklediklerini söyleyen Kurnaz, "Ancak temmuzun ortasını geçtiğimizde rekorlar kırmaya başlayacağız. Tartışmasız en yüksek sıcaklıkları göreceğimiz bir sene olması bekleniyor. Çünkü El Nino başlıyor. Üstelik artık 'başlayacak mı?' diye değil, 'Süper El Nino mu olacak?' diye konuşuyoruz. Her geçen gün Süper El Nino ihtimali daha da ağır basıyor. Bu durum, özellikle eylül ve ekim aylarında Türkiye'de sıcaklıkların normallerin çok çok üzerine çıkacağını gösteriyor. Yazı bir şekilde atlatsak bile eylül-ekim gibi iyiden iyiye yüksek sıcaklıklarla yüzleşeceğiz" dedi.
DÜNYA AYLARDIR NORMALİN ÜZERİNDE ISINIYOR
Kurnaz'ın kuraklık ve aşırı sıcaklık uyarıları, uluslararası ölçümlerle de birebir örtüşüyor. Copernicus İklim Değişikliği Servisi (C3S) tarafından yayınlanan güncel verilere göre, geride bıraktığımız kış ve ilkbahar ayları rekor sıcaklıklarla tamamlandı.
İşte 1991-2020 dönemi referans alınarak hazırlanan o tablo:
- ARALIK 2025: Küresel ortalama sıcaklık 13,15 derece olarak ölçüldü. Tarihteki en sıcak beşinci aralık ayı olan bu dönem, referans ortalamasının 0,49 derece üzerine çıktı.
- OCAK 2026: Sıcaklık 12,95 dereceyi bularak referansın 0,51 derece üzerine çıktı ve en sıcak beşinci ocak ayı olarak tarihe geçti.
- ŞUBAT 2026: Referans ortalamasının 0,53 derece üzerine çıkılarak 13,26 derecelik bir sıcaklık kaydedildi. Bu da tarihteki en sıcak beşinci şubat ayını yaşadığımızı kanıtladı.
- MART 2026: İlkbaharın ilk ayı olan mart, 13,94 derecelik ortalamasıyla tarihteki en sıcak dördüncü mart ayı oldu. 2026'nın mart ayı, 1991-2020 ortalamasından tam 0,53 derece daha sıcak geçerken, rekorun sahibi Mart 2024'ün yalnızca 0,20 derece gerisinde kaldı.