Suriye'de Esad rejiminin devrilmesinin ardından kurulan geçiş hükümetinin tek kadın bakanı Hind Kabawat, ülkenin küllerinden doğma mücadelesinde en zorlu koltuklardan birinde oturuyor. Sosyal İşler ve Çalışma Bakanı olarak görev yapan Kabawat, savaş yorgunu bir halkın yaralarını sarmaya çalışırken bir yandan da hükümet içerisindeki "erkek egemen" yapıya karşı mücadele veriyor.

KABİNEDEKİ TEK KADIN: "NEDEN DAHA FAZLASI YOK?"
Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara liderliğindeki hükümette yer alan tek kadın olan Kabawat, göreve geldiği ilk gün sorduğu soruyu unutmuyor: "Neden daha fazla kadın yok?" Kabinesinin çoğunlukla eski savaşçılardan ve yakın yoldaşlardan oluştuğunu belirten Kabawat, bu durumun değişmesi için Cumhurbaşkanı'ndan söz aldığını ifade ediyor. Geçici parlamentoda kadın temsil oranının %4’te kalmasını eleştiren Bakan, "Kadınlar siyasi açıdan daha akıllıca hareket etmeli ve birlik olmalıydı," diyerek özeleştiri yapmaktan da çekinmiyor.

MEZHEP ÇATIŞMALARI VE TECAVÜZ İDDİALARI
Suriye, 8 Aralık 2024'teki yönetim değişikliğinin ardından mezhep çatışmalarının gölgesinde kalmaya devam ediyor. Kabawat, hükümet güçlerinin karıştığı iddia edilen şiddet olaylarını ve bir Alevi kadının tecavüz iddialarını yakından takip ediyor. Hükümetin hatalar yaptığını açık yüreklilikle kabul eden Kabawat, "Geçiş döneminde hatalar olur; kimse bundan memnun değil ama suç işleyenlerin çoğu şu an hapiste," diyerek adaletin tesis edileceği mesajını veriyor.
200 MİLYAR DOLARLIK YIKIM VE YOKSULLUK
Birleşmiş Milletler verilerine göre Suriye halkının %90'ı yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Dünya Bankası ise ülkenin yeniden inşası için en az 200 milyar dolarlık bir kaynağa ihtiyaç olduğunu tahmin ediyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın desteğiyle yaptırımların bir kısmı kaldırılsa da, İsrail’in devam eden saldırıları ve bölgesel istikrarsızlık bağışçıları tereddütte bırakıyor. Kabawat, elindeki kısıtlı imkanlarla milyonlarca yerinden edilmiş insana iş ve barınma sağlamaya çalışıyor.
"HALKIN ACISINDAN KENDİMİ SORUMLU HİSSEDİYORUM"
Lübnan, Kanada ve ABD'de eğitim görmüş bir avukat ve müzakereci olan Kabawat için en büyük silah "diyalog". Elli yıllık bir diktatörlüğün ardından güven inşa etmenin zaman alacağını vurgulayan Bakan, röportaj sırasında duygusal anlar yaşıyor. İnsanların acıları karşısında bazen gözyaşlarını tutamayan Kabawat, "Bunu neden yaptım?" diye kendine sorduğunu itiraf etse de hızla toparlanıyor: "Yeter artık gözyaşları; yeni bir gün ve işe geri dönme zamanı."





