Ortadoğu’da tansiyon, İran’ın bölgedeki stratejik enerji altyapısını doğrudan hedef almasıyla geri dönülemez bir noktaya sürüklendi. Uzun süredir İsrail ve ABD üslerine odaklanan Tahran rejiminin, namlusunu Körfez komşularına çevirmesi bölgedeki tarafsızlık dengelerini altüst etti.
Özellikle Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar’daki petrol ve doğalgaz tesislerine yönelik artan tehditler, Körfez sermayesi ve küresel enerji piyasaları için "ekonomik felaket" senaryolarını tetikledi.
DÜNYANIN EN BÜYÜK GAZ TESİSİ VURULDU: QATAR ENERGY ÜRETİMİ DURDURDU
İran Devrim Muhafızları, Çarşamba günü Suudi Arabistan, BAE ve Katar’daki tesisler için yayımladığı tahliye uyarısının ardından saldırıya geçti. Katar’ın kuzeydoğusunda yer alan ve dünyanın en büyük sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) merkezi olan Ras Laffan tesisi, ağır bir saldırıya maruz kaldı.
İşletmeci Qatar Energy’nin üretimi tamamen durdurmasıyla birlikte, bölgeye milyarlarca dolarlık yatırım yapan küresel enerji devleri büyük bir şok yaşadı. Bu hamle, Tahran’ın komşuları üzerindeki baskıyı ekonomik yıkım seviyesine taşıdığının en somut kanıtı olarak kayıtlara geçti.
RİYAD’DA DİPLOMASİYE FÜZE SALDIRISI: GÜVEN TAMAMEN YOK OLDU
Gerginlik, Riyad’da düzenlenen Körfez Bölgesi Dışişleri Bakanları Konferansı sırasında zirveye ulaştı. Tahran rejimi, diplomatların toplantıda olduğu esnada Suudi başkentine füze saldırısı düzenleyerek diplomasi masasını doğrudan hedef aldı.
Saldırının ardından sert bir açıklama yapan Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal Bin Farhan el Suud, İran’ın komşularıyla konuşmak yerine baskı kurmaya çalıştığını belirterek, "Bu yöntem işe yaramayacak. Krallığın İran’a duyduğu azıcık güven bile artık tamamen yok oldu" ifadelerini kullandı. Riyad’dan gelen misilleme tehdidi, Körfez ülkelerinin artık "sessiz kalma" politikasını terk edebileceğinin sinyallerini veriyor.