DÜNYA

Suudi Arabistan, İran'ı misillemeyle tehdit etti

ABD-İsrail saldırılarına misilleme yapan İran'ın füzeleri dünyanın en ünlü lüks otelini vururken, BAE ordusu 300'den fazla hedefi imha ettiğini duyurdu. Sınırlarına yönelik tacizleri "doğrudan saldırı" kabul eden BAE yönetimi, savunma pozisyonundan çıkarak İran'a sert bir karşılık verileceğinin sinyalini verdi

Cumartesi sabahı ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı "önleyici saldırı", bölgeyi devasa bir çatışma sahasına çevirdi. Tahran'ın misilleme saldırıları bölgedeki sembol noktaları vururken, BAE ordusu hava sahasını korumak için devreye girdi ve açık bir karşı hamle sinyali verdi.

BAE SEMALARINDA YOĞUN MESAİ: 300'DEN FAZLA HEDEF VURULDU

İran’ın cumartesi akşamı başlattığı misilleme dalgası, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) savunma sistemlerini harekete geçirdi. BAE ordusu tarafından yapılan resmi açıklamada, saldırıların başlangıcından bu yana 132 balistik füze ve 195 insansız hava aracının (İHA) başarıyla imha edildiği duyuruldu.

Kendi sınırlarına yönelen bu yoğun tehdidi "doğrudan saldırı" olarak nitelendiren BAE, savunma pozisyonundan saldırı pozisyonuna geçebileceğinin işaretlerini verdi.

DÜNYANIN EN ÜNLÜ OTELİ HEDEF ALINDI

Tahran’ın misilleme saldırılarında İsrail topraklarının yanı sıra bölgedeki stratejik ABD üsleri de hedef alındı. Ancak gecenin en sarsıcı gelişmesi, dünyanın en ünlü lüks oteli olarak kabul edilen noktanın balistik füzelerin hedefi olmasıyla yaşandı.

Bu saldırı, çatışmanın sadece askeri üslerle sınırlı kalmayıp küresel sembollere ve turistik merkezlere de sıçradığını gösterdi.

ABU DABİ'DEN SERT MESAJ: KARŞILIK VERİLECEK

BAE askeri kaynakları, kendi hava sahalarının ihlal edilmesini ve füze trafiğinin yarattığı tehdidi cevapsız bırakmayacaklarını vurguladı. Ordunun en üst kademelerinden sızan bilgilere göre, BAE’nin sadece savunmada kalmayacağı, ulusal güvenliğini korumak adına belirlenen hedeflere karşı "kendi belirlediği yer ve zamanda" misilleme yapmaya hazırlandığı belirtiliyor.

Bu durum, krizin İran-İsrail ekseninden çıkıp Körfez ülkelerini de kapsayan geniş çaplı bir bölgesel savaşa dönüşme riskini artırıyor.