Küresel ekonomide Orta Doğu kaynaklı jeopolitik gerilimlerin tırmandığı bir dönemde, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) rezerv yönetimi ve likidite araçlarını kullanma kabiliyeti ekonomi çevrelerinde yakından takip ediliyor. Uzmanlar, bankanın özellikle döviz ve altın odaklı swap (takas) hamlelerinin piyasadaki oynaklığı dizginlediğini ve fiyat istikrarına doğrudan katkı sağladığını vurguluyor. ABD, İsrail ve İran hattında yaşanan misillemelerin enerji arz güvenliğini tehdit etmesi ve dolar endeksini güçlendirmesi karşısında, TCMB'nin proaktif adımları finansal savunma hattının kilit taşını oluşturuyor.
SWAP HAMLESİYLE PİYASADA LİKİDİTE DENGESİ SAĞLANIYOR
Merkez Bankasının bankalara Türk lirası likidite yönetiminde esneklik kazandırmak amacıyla başlattığı Döviz Karşılığı Türk Lirası Swap işlemleri, hem kredi hem de faiz tarafındaki oynaklığı önlemede kritik bir rol üstleniyor. Bu mekanizma sayesinde piyasadaki TL sıkışıklığının önüne geçilirken, bankacılık sisteminin döviz likiditesi ihtiyacı da sağlıklı bir şekilde karşılanıyor. Uzmanlar, bankaların TCMB ile swap işlemlerine yeniden yönelmesini sistemde bir likidite sorunu olmadığının ve mevcut kur rejiminin işlerliğinin bir kanıtı olarak görüyor. Bu adımlar, aynı zamanda Merkez Bankasının döviz rezervlerini güçlendirmesine ve kısa vadeli fonlama koşullarını dengelemesine olanak tanıyor.
PROAKTİF POLİTİKALAR VE ENFLASYONLA MÜCADELE
İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefer Şener, Merkez Bankasının politika faizini ilk seçenek olarak öne sürmek yerine, likidite araçlarıyla piyasaya müdahale etmesinin stratejik bir başarı olduğunu ifade ediyor. Şener'e göre bu yaklaşım, bankanın piyasayı anlık olarak izlediğini ve gelişmelere göre esnek kararlar alabildiğini gösteriyor. Benzer şekilde Stratejist Cüneyt Paksoy da petrol fiyatlarındaki dışsal artışlara karşı Merkez Bankasının elindeki araçları etkin kullandığına dikkat çekiyor. Gösterge tahvil faizinin yüzde 40 sınırına gerilemesinin yabancı yatırımcı ilgisi açısından kritik bir eşik olduğunu belirten Paksoy, bu durumun ekonomi yönetiminin attığı adımların başarısını teyit ettiğini savunuyor.
KUR OYNAKLIĞINA KARŞI REZERV VE FAİZ DENGESİ
Pariterium Danışmanlık kurucusu Dr. İsmet Demirkol ise döviz rezervlerinin kur oynaklığını gidermek ve enflasyon baskısını hafifletmek amacıyla kullanılmasının yerinde bir hamle olduğunu belirtiyor. Orta Doğu'daki risklerin doları küresel ölçekte güçlendirdiği bu süreçte, TCMB'nin swap ve rezerv politikalarıyla kurun yükselişini sınırladığına değinen Demirkol, önümüzdeki dönemde enflasyon verilerinin seyrine göre ek sıkılaşma adımlarının da gündeme gelebileceğini ifade ediyor. Özellikle arz kaynaklı enflasyon baskısının sürmesi durumunda, rezerv yönetimi ile faiz politikası arasındaki dengenin fiyat istikrarını korumada belirleyici olacağı öngörülüyor.




