Geç Kalkolitik dönemden başlayarak Roma ve Erken Bizans dönemlerinde de önemli bir yerleşim merkezi olan Hadrianopolis Antik Kenti, tarihi sırlarını paylaşmaya devam ediyor. Karabük Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersin Çelikbaş liderliğinde titizlikle yürütülen kazı ve restorasyon çalışmaları sırasında çarpıcı arkeolojik eserlere ulaşıldı.
250 PARÇALIK ESER LABORATUVARDA YENİDEN HAYAT BULDU
Kazı başkanı Prof. Dr. Çelikbaş, antik kentte "Hamamlı Yapı Kompleksi" olarak isimlendirdikleri alanın mutfak kısmında dikkat çekici bir bıçak setine rastladıklarını belirtti. Bulunan 4 adet bıçağın boyut olarak birbirinden farklılık gösterse de tipolojik açıdan oldukça benzer olduğunu vurgulayan Çelikbaş, eserlerin ilk bulunduğunda yaklaşık 250 ayrı parça halinde olduğunu ifade etti. Uzman ekiplerin laboratuvar ortamında yürüttüğü hassas birleştirme çalışmaları sonucunda, tarihi bıçaklar orijinal formlarına yeniden kavuşturuldu.
1500 YILLIK HAYVANCILIK GELENEĞİNİN KANITI
Buluntuların bölgenin sosyo-ekonomik tarihine dair önemli ipuçları verdiğinin altını çizen Prof. Dr. Çelikbaş, bıçakların bir arada bulunmasının Hamamlı Yapı Kompleksi sakinlerinin hayvancılıkla meşgul olduğunu gösterdiğini söyledi. Önceki arkeolojik verilerin de Geç Roma ve Erken Bizans dönemlerinde Hadrianopolis'te hayvancılığın yaygın olduğunu kanıtladığını hatırlatan Çelikbaş, bu son keşfin bölgede hayvancılıkla geçinen ailelerin varlığını kesinleştirdiğini dile getirdi.
OSMANLI'DAN ÇOK DAHA ESKİ
Ortaya çıkarılan bıçakların tipolojik olarak nadir rastlanan türden olduğuna dikkat çeken Çelikbaş, setin hemen yanında bulunan bileme taşının da büyük önem taşıdığını belirtti. Özellikle Türk-İslam ve Osmanlı dönemlerinde Eskipazar yöresinde çıkarılan ve kesici aletlerin bilenmesinde kullanılarak büyük ün yapan kösüre taşının, bilinenin aksine çok daha eski çağlardan beri kullanıldığı kanıtlandı.
Bıçak setinin stratigrafik incelemeler sonucunda milattan sonra 5. ve 6. yüzyıllara ait olduğunun kesinleştiğini aktaran Çelikbaş, bu durumun Hadrianopolis ve günümüz Eskipazar coğrafyasında hayvancılık kültürünün yaklaşık 1500 yıldır hiçbir kesintiye uğramadan nesilden nesile aktarıldığını gösterdiğini sözlerine ekledi.