Bugün Ukrayna şehirlerinde yankılanan siren sesleri ve cephe hatlarındaki şiddetli çatışmalar, bir gecede ortaya çıkmadı. 2022'de tüm dünyanın gözü önünde başlayan büyük işgalin tohumları, aslında on yıldan uzun bir süre önce atıldı. Başkent Kiev'in sokaklarından Donbas'ın kömür madenlerine kadar uzanan bu kriz, diplomasinin çöküşü ve jeopolitik ihtirasların kanlı bir bilançosu olarak tarihe geçti.

2011-2013: UKRAYNA'NIN AB'YE YAKINLAŞMASI VE SİYASİ GERİLİM
Ukrayna için dönüm noktası, yönünü Batı'ya çevirmeye karar verdiği 2011 yılında başladı. Kiev yönetimi, yüzünü Avrupa'ya dönerek ekonomik ve siyasi standartlarını yükseltmeyi hedefliyordu.
Ancak eski Sovyet coğrafyasındaki en önemli müttefikinin eksen kayması yaşaması, Moskova koridorlarında alarm zillerinin çalmasına neden oldu. İki küresel güç merkezi arasında sıkışan ülkede siyasi fay hatları giderek gerilmeye başladı.

AVRUPA BİRLİĞİ İLE ORTAKLIK GÖRÜŞMELERİ VE RUSYA'NIN EKONOMİK BASKISI
Kiev'in Avrupa Birliği ile masaya oturup Ortaklık Anlaşması için görüşmelere başlaması, krizin ilk somut kıvılcımını çaktı. Rusya, "arka bahçesi" olarak gördüğü Ukrayna'nın Avrupa pazarına entegre olmasını kabullenmedi. Kremlin, Ukrayna mallarına yönelik gümrük ambargoları, sınırda bekletilen tırlar ve doğalgaz vanalarını kısma tehditleriyle eşi görülmemiş bir ekonomik şantaj politikası izledi. Amaç, Kiev'i bu tarihi imzadan vazgeçirmekti.

UKRAYNA İÇİNDE BATI VE RUSYA YANLISI SİYASİ BÖLÜNME
Dışarıdaki bu devasa baskı, Ukrayna'nın demografik ve kültürel yapısındaki kırılganlıkları da tetikledi. Ülke adeta ikiye bölündü. Batı ve orta bölgelerde yaşayan halkın büyük bir kısmı Avrupa Birliği'ne entegrasyonu savunurken; ülkenin doğusu ve güneyinde yoğunlaşan Rusça konuşan nüfus, Moskova ile tarihi ve ekonomik bağların korunmasından yanaydı. Bu kutuplaşma, sokağın nabzını geri dönülemez şekilde yükseltti.

2013-2014: YANUKOVİÇ'İN AB ANLAŞMASINI ASKIYA ALMASI VE EUROMAIDAN PROTESTOLARI
Kasım 2013'te dönemin Ukrayna Cumhurbaşkanı Viktor Yanukoviç, aylar süren müzakerelerin ardından tarihi bir U-dönüşü yaptı. Rusya'nın baskılarına boyun eğen Yanukoviç, Avrupa Birliği ile beklenen anlaşmayı son anda askıya aldığını duyurdu. Bu karar, Batı entegrasyonu hayali kuran milyonlarca Ukraynalı için bardağı taşıran son damla oldu. Kiev'in kalbi olan Bağımsızlık Meydanı'nda (Maidan Nezalezhnosti) "Euromaidan" adıyla anılacak, Avrupa yanlısı devasa protestolar patlak verdi.

KİEV'DE HÜKÜMETE KARŞI KİTLESEL PROTESTOLAR VE ÇATIŞMALAR
Barışçıl başlayan gösteriler, güvenlik güçlerinin sert müdahalesiyle kısa sürede bir halk isyanına dönüştü. Meydan, barikatlar ve yanan lastiklerle tam bir savaş alanına çevrildi. Eksi derecelerdeki soğuğa rağmen haftalarca meydanı terk etmeyen göstericiler ile Berkut adlı özel polis güçleri arasındaki çatışmalarda keskin nişancı ateşiyle onlarca sivil hayatını kaybetti. Kiev sokakları, modern Avrupa tarihinin en kanlı sivil direnişlerinden birine sahne oluyordu.

2014: İKTİDAR DEĞİŞİMİ VE YANUKOVİÇ'İN ÜLKEDEN KAÇMASI
Kan gölüne dönen sokaklar ve artan uluslararası baskı, Yanukoviç iktidarının sonunu getirdi. Şubat 2014'te kontrolü tamamen kaybeden Viktor Yanukoviç, gece yarısı bir helikopterle gizlice başkenti terk ederek Rusya'ya sığındı. Bu kaçış, Ukrayna tarihinde bir devrin kapanması ve çok daha kanlı bir sayfanın açılması anlamına geliyordu.

BATI YANLISI GEÇİCİ HÜKÜMETİN KURULMASI VE RUSYA'NIN "DARBE" TEPKİSİ
Yanukoviç'in gidişinin ardından Kiev'de hızla Batı yanlısı geçici bir hükümet kuruldu ve ülkenin rotası kesin olarak Avrupa'ya çevrildi. Ancak Kremlin yönetimi, yaşananları meşru bir halk isyanı değil, Batı destekli "faşist bir darbe" olarak nitelendirdi. Moskova, Kiev'deki yeni yönetimi tanımadığını ilan ederek Ukrayna'ya yönelik en sert fiziki müdahalesinin düğmesine bastı.
2014: KIRIM'IN İLHAKI VE DONBASS'TA SAVAŞIN BAŞLAMASI
Krizin askeri boyuta taşındığı ilk yer Kırım oldu. Üzerinde hiçbir işaret bulunmayan ve "küçük yeşil adamlar" olarak adlandırılan Rus özel kuvvetleri, yarımadadaki kritik tesisleri sessizce ele geçirdi. Düzenlenen tartışmalı bir referandumun ardından Rusya, Kırım'ı yasa dışı olarak ilhak etti. Kırım'ın kaybının şoku atlatılamadan, ülkenin doğusundaki sanayi havzası Donbas'ta (Donetsk ve Lugansk) Rusya destekli ayrılıkçılar silahlanarak bağımsızlık ilan etti. Ukrayna ordusu ile ayrılıkçılar arasında tam ölçekli bir savaş başladı.

2015: MİNSK ANLAŞMALARI VE DİPLOMASİ ÇABALARI
Binlerce sivilin ve askerin öldüğü çatışmaları durdurmak için Almanya ve Fransa'nın arabuluculuğunda Minsk Anlaşmaları imzalandı. Anlaşma; ağır silahların cepheden çekilmesini, esir takasını ve Donbas'a özel bir siyasi statü verilmesini öngörüyordu. Diplomatik masada silahların susması hedeflense de, tarafların uzlaşmaz tutumu nedeniyle bu metin kağıt üzerinde kalan bir iyi niyet beyanından öteye geçemedi.

2016-2019: DONBASS'TA KÜÇÜK ÇAPLI SAVAŞ VE YIPRANMA SÜRECİ
Minsk süreci topyekün bir savaşı dondursa da çatışmaları tamamen bitirmedi. Donbas bölgesi, I. Dünya Savaşı'nı andıran devasa bir siper hattına dönüştü. 2016 ile 2019 yılları arasında keskin nişancı atışları, mayınlar ve havan toplarıyla süren bu düşük yoğunluklu yıpratma savaşı, neredeyse her gün yeni ölümlere neden oldu. Dünya basını bölgeyi unutmaya başlasa da, Ukrayna'nın doğusu kanamaya devam ediyordu.

2019: ZELENSKİY'NİN SEÇİM ZAFERİ VE YENİ DÖNEM
2019 yılındaki Cumhurbaşkanlığı seçimleri, Ukrayna siyasetinde bir deprem yarattı. Eski bir komedyen olan Volodimir Zelenskiy, yolsuzlukları bitirme ve Donbas'a barış getirme vaadiyle halktan rekor düzeyde oy alarak iktidara geldi. Siyasi deneyimi olmayan Zelenskiy'nin omuzlarında artık hem ülkeyi Batı standartlarına taşıma hem de Rusya ile olan kanlı düğümü çözme yükü vardı.

2021 İLKBAHARI: SINIRDAKİ İLK HAREKETLİLİK VE TATBİKAT ALARMI
Krizin ilk gerçek habercisi 2021 yılının mart ve nisan aylarında kendini gösterdi. Uydu görüntüleri, Rusya'nın Ukrayna sınırına ve ilhak edilen Kırım'a on binlerce asker ile ağır zırhlı araç sevk ettiğini ortaya koyuyordu.
Kremlin yönetimi bu devasa hareketliliği "rutin bir askeri tatbikat" olarak nitelendirse de, Kiev ve Batı başkentlerinde alarm zilleri çoktan çalmaya başlamıştı. Haziran ayında Cenevre'de gerçekleşen ABD Başkanı Joe Biden ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin zirvesi, tansiyonu geçici bir süreliğine düşürse de bu sadece fırtına öncesi kısa bir sessizlikti.
![]()
ABD İSTİHBARATININ UYARILARI VE 2021 SONBAHARINDAKİ BÜYÜK YIĞINAK
Sonbahar aylarına gelindiğinde durum çok daha ciddi bir hal aldı. Ekim ve kasım aylarında Rus ordusu, ilkbahardakinden çok daha kapsamlı ve kalıcı bir yığınak yapmaya başladı. Tanklar, balistik füzeler, sahra hastaneleri ve lojistik destek birlikleri sınır hattına yerleştiriliyordu.
Bu dönemde Washington yönetimi, alışılmadık bir strateji izleyerek gizli istihbarat raporlarını medyayla ve müttefikleriyle anlık olarak paylaşmaya başladı. ABD ve İngiliz istihbaratı, Rusya'nın kesin bir işgal planı hazırlığında olduğunu tüm dünyaya ilan ederken, Moskova bu iddiaları "Batı'nın histerisi" olarak tanımlayıp reddediyordu.

KREMLİN'İN KIRMIZI ÇİZGİLERİ VE ARALIK 2021 GÜVENLİK ÜLTİMATOMU
Aralık ayında diplomasi tamamen çıkmaza girdi. Rusya, ABD ve NATO'ya bir "güvenlik garantileri" taslağı sundu. Bu taslak, aslında kabul edilmesi imkansız talepler içeriyordu: NATO'nun 1997 sınırlarına geri dönmesi, Ukrayna'nın ittifaka asla alınmayacağının yazılı olarak garanti edilmesi ve Doğu Avrupa'daki askeri faaliyetlerin durdurulması.
Batı bloku, NATO'nun "açık kapı" politikasından taviz verilemeyeceğini belirterek bu talepleri reddetti. Rusya için bu ret cevabı, askeri seçeneğin meşrulaştırılması için gereken diplomatik gerekçeyi sağlamış oldu.

2022 OCAK VE ŞUBAT: DİPLOMASİ TRAFİĞİ VE UZUN MASALAR
2022'nin ilk haftaları, dünyayı savaştan döndürmek için yapılan son çırpınışlara sahne oldu. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Olaf Scholz peş peşe Moskova'ya giderek Putin ile görüştü. Ancak Putin'in konuklarını ağırladığı o ünlü "devasa uzun masa", taraflar arasındaki aşılmaz mesafenin en somut simgesiydi. Batılı liderler yaptırım tehditlerini masaya koyarken, Putin Ukrayna'nın nükleer silah edinme peşinde olduğu ve Donbass'ta Rus kökenlilere "soykırım" yapıldığı iddialarını tekrarlayarak işgalin zeminini hazırlıyordu.
Putin: "Ukrayna NATO'ya katılır ve Kırım'ı ilhak etmek isterse, Avrupa ülkelerini Rusya ile askeri bir çatışmaya sürükler."

21 ŞUBAT 2022: DONBAS'TAKİ CUMHURİYETLERİN TANINMASI
Şubat ayının ortalarında Donbas'taki temas hattında çatışmalar ve topçu atışları aniden şiddetlendi. 21 Şubat akşamı, dünya televizyonları Putin'in tarihi ve öfke dolu ulusa sesleniş konuşmasını canlı yayınladı. Ukrayna'nın egemen bir devlet olmadığını, tarihi bir Rus toprağı olduğunu savunan Putin, Donetsk ve Lugansk halk cumhuriyetlerinin bağımsızlığını tanıdığını ilan etti. Bu adım, Minsk Anlaşmaları'nın resmen çöpe atılması ve Rus ordusunun "barış gücü" adı altında Ukrayna topraklarına girmesinin önünü açan son hamleydi.
24 ŞUBAT 2022 SABAHI: AVRUPA'NIN ORTASINDA ÇALAN SAVAŞ SİRENLERİ
Beklenen korkunç an, 24 Şubat sabahı saat 05.00 sularında geldi. Putin'in televizyonda "Özel Askeri Operasyon" başlattığını duyurmasıyla eş zamanlı olarak, Ukrayna'nın başkenti Kiev başta olmak üzere Harkov, Odessa ve Dnipro gibi kritik şehirler güne seyir füzelerinin patlama sesleriyle uyandı.
Rus tankları Belarus üzerinden, Kırım'dan ve doğu sınırlarından üç koldan Ukrayna'ya girdi. İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana Avrupa'nın gördüğü en büyük ve en yıkıcı işgal başlamıştı. Milyonlarca sivil tren istasyonlarına ve sınırlara akın ederken, gökyüzünü Rus savaş uçakları kaplamıştı.

Zelenskiy:"Benim silaha ihtiyacım var, taksiye değil"
BEKLENMEYEN DİRENİŞ VE KİEV DÜŞMEDİ
Kremlin'in planı, başkent Kiev'i birkaç gün içinde ele geçirip Volodimir Zelenskiy hükümetini devirmek ve kukla bir yönetim kurmaktı. Ancak tarihin akışı o gün değişti. Zelenskiy'nin kendisine teklif edilen tahliye uçağını reddedip, "Benim silaha ihtiyacım var, taksiye değil" diyerek Kiev sokaklarından çektiği video, Ukrayna halkı için bir direniş sembolüne dönüştü. Ukrayna ordusu ve sivil halkın beklenmedik, inatçı direnişi karşısında Rusya'nın "yıldırım savaşı" hayali Kiev önlerinde çamura saplandı ve bugün hala devam eden kanlı, uzun bir yıpratma savaşına evrildi.






