EKONOMİ

Tarlada 15 TL, tezgahta 100 TL: Marulda korkunç fiyat uçurumu!

Tarlada ortalama 15 TL’ye satılan marulun pazarda 100 TL’ye kadar yükselmesi, üretici ile tüketici arasındaki “fiyat uçurumu”nu bir kez daha gündeme taşıdı. Aradaki farkın boyutu dikkat çekerken, tartışmaların odağında aracılar ve piyasa yapısı yer aldı.

Yeşil Sakarya Üreticiler Birliği Başkanı Süleyman Buluşan, marul fiyatlarındaki sert artışın üreticiden kaynaklanmadığını vurgulayarak mevcut tabloya tepki gösterdi. Buluşan, üretim maliyetlerindeki artışa rağmen asıl sorunun plansızlık ve zincirdeki kontrolsüz fiyat artışları olduğunu dile getirdi.

TARLADA ÇIKAN ÜRÜN, RAFTA KATLANIYOR

2026 yılının ilk aylarında üretici fiyatlarının oldukça düşük seyrettiğini hatırlatan Buluşan, üreticinin maliyet baskısı altında kaldığını belirtti. Yıllardır dile getirdikleri “planlı üretim, planlı pazar” ihtiyacına dikkat çeken Buluşan, gerekli düzenlemeler yapılmadığı sürece bu tür fiyat farklarının kaçınılmaz olduğunu ifade etti. Artan akaryakıt fiyatlarının da maliyetleri katladığını söyleyen Buluşan, üretim giderlerinin kısa sürede üç katına çıktığını kaydetti.

FİYATIN YÜKÜ ZİNCİRDE

Marul üretiminin kısa sürede gerçekleşmediğini ve ürünün üreticiden çıktıktan sonra farklı aşamalardan geçtiğini belirten Buluşan, fiyat artışının temel sorumlusunun üretici olmadığını söyledi. Hal Yasası’nın bir an önce yürürlüğe girmesi gerektiğini vurgulayan Buluşan, üretici birliklerinin etkin hale getirilmemesinin piyasadaki dengesizliği artırdığını ifade etti.

YENİ HASAT YOLDA

Yeni üretim sürecinin başladığını belirten Buluşan, önümüzdeki döneme ilişkin umutlu konuştu. "Allah nasip ederse nisan ayı bereket ayı olacak. Bizim 10-20 TL'ye sattığımız marulu vatandaş belki 50 TL'ye tüketebilir ama bilin ki şu anki fiyat üreticideki fiyat değildir" diyen Buluşan, fiyatların dengelenmesi gerektiğini söyledi.

Üretici ile tüketici arasındaki makasın her geçen gün açıldığına dikkat çeken sektör temsilcileri, kalıcı çözüm için yapısal adımların kaçınılmaz olduğunu vurguluyor. Aksi halde tarladan sofraya uzanan bu “fiyat zinciri”, hem üreticiyi hem de vatandaşı zorlamaya devam edecek.