Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda gerçekleştirdiği kapsamlı sunumda, Türkiye ekonomisinin mevcut durumu ve önümüzdeki döneme ilişkin para politikası stratejilerini paylaştı.
Enerji fiyatlarındaki dalgalanmaların enflasyon üzerindeki etkilerinin kısa vadede hissedilmeye devam edeceğine dikkat çeken Karahan, bölgedeki savaşın dezenflasyon sürecini olumsuz etkilediğini ancak bu durumun Merkez Bankası'nın para politikasındaki kararlılığını sarsmadığını ifade etti. Karahan, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda tüm araçların etkin bir şekilde kullanılmaya devam edileceğini vurguladı.
SIKI DURUŞ VE İHTİYATLI YAKLAŞIM VURGUSU
Para politikası kararlarının enflasyon görünümü odaklı ve toplantı bazlı bir yaklaşımla alınmaya devam edeceğini belirten Karahan, ekonomik görünüme yönelik risklere karşı sıkı duruşun korunduğunun altını çizdi.
Gelecek dönemde alınacak kararların, orta vadeli enflasyon görünümü üzerindeki yansımalar ve para politikası duruşuyla şekilleneceğini kaydeden Karahan, piyasalardaki risklere karşı ihtiyatlı bir duruş sergileyeceklerini dile getirdi. Özellikle jeopolitik gerilimlerin enerji ve ulaştırma maliyetleri üzerinden yarattığı baskıların, enflasyon görünümü açısından en kritik risk unsurlarından biri olduğunu söyledi.
GIDA VE ENERJİ FİYATLARI ENFLASYONU TETİKLİYOR
Nisan ayı enflasyon verilerine değinen Karahan, tüketici enflasyonundaki seyirde enerji, gıda ve giyim fiyatlarının belirleyici olduğunu ifade etti. Mart ayında daha sakin bir seyir izleyen gıda fiyatlarının nisan ayında yeniden ivme kazandığına dikkat çeken Başkan Karahan, yurt içi enerji fiyatlarının ise küresel petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki artışa paralel olarak hızlandığını belirtti. Karahan, yıllık enerji enflasyonunun son iki aylık süreçte 19 puanlık bir artış gösterdiğini ifade ederek, bu durumun enflasyon rakamları üzerindeki baskıyı artırdığını kaydetti.
BEKLENTİLER HALEN TAHMİNLERİN ÜZERİNDE
Mayıs 2024’te görülen zirve noktasına kıyasla enflasyonda belirgin bir düşüş yaşandığını kabul eden Karahan, buna rağmen enflasyonun hala yüksek seviyelerini koruduğunu hatırlattı. Enflasyon beklentilerinin arzu edilen hızda gerilemediğini ve halen Merkez Bankası’nın tahminlerinin üzerinde seyrettiğini dile getiren Karahan, bu durumun fiyatlama davranışları üzerindeki etkilerini yakından takip ettiklerini söyledi. Jeopolitik gerilimlerin ne kadar süreceğinin belirsizliğini korumasını büyük bir risk olarak tanımlayan Karahan, bu sürecin dezenflasyon takvimi üzerindeki etkilerini minimize etmek için kararlı olduklarını belirtti.
2026 YILINDA KÜRESEL BÜYÜMEDE YAVAŞLAMA BEKLENTİSİ
Küresel ekonomideki gelişmelere de değinen Fatih Karahan, 2026 yılında küresel büyümenin önemli ölçüde ivme kaybetmesinin beklendiğini öngördüklerini paylaştı. Bu yavaşlamanın Türkiye’nin dış talebini zayıflatabileceğini belirten Karahan, dünya ekonomisinin ciddi bir negatif arz şokuyla karşı karşıya olduğunu vurguladı. Uygulanan sıkı para politikasının bir sonucu olarak iç talep kompozisyonunda dengeli bir seyrin hakim olduğunu ifade eden Karahan, fiyat istikrarının sürdürülebilir büyüme ve toplumsal refah için mutlak bir ön koşul olduğunu hatırlatarak, enflasyonla mücadelenin tavizsiz süreceği mesajını verdi.