EKONOMİ

TCMB sunumunda ‘Türk Lirası’ detayı dikkat çekti!

Küresel çatışmaların dezenflasyon sürecinde geçici bir gecikmeye yol açtığını belirten TCMB Başkanı Karahan, fiyat istikrarı hedefine ulaşılana kadar sıkı para politikası duruşunun kararlılıkla sürdürüleceğini ve gerekirse ek sıkılaşma adımlarının atılacağını vurguladı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, İstanbul’da gerçekleştirdiği geniş kapsamlı sunumda enflasyon ve makroekonomik görünüme dair güncel verileri kamuoyuyla paylaştı. Kısa vadeli enflasyon dinamiklerinden jeopolitik etkilere, cari dengeden dolarizasyon riskine kadar ekonominin yol haritasını detaylandıran Karahan, fiyat istikrarı hedefine ulaşılana kadar sıkı para politikası duruşunun tavizsiz sürdürüleceğinin altını çizdi.

ENFLASYONDA KISA VADELİ DİNAMİKLER VE DIŞ ŞOKLAR

Sunumun ilk bölümünde kısa vadeli enflasyon gelişmelerine odaklanan Başkan Fatih Karahan, yıllık enflasyonun Haziran ayı itibarıyla yüzde 32,1 seviyesine gerilediğini belirtti. Mayıs 2024’teki yüzde 75,5’lik zirve noktasından bu yana yaşanan bu düşüşe rağmen, son dönemde yaşanan bazı arz şoklarının manşet enflasyonu yukarı yönlü baskıladığı ifade edildi.

Gıda ve enerji fiyatlarında gözlenen tedarik sorunları ile temel mallardaki fiyat artışları enflasyonu tetikleyen temel unsurlar olarak öne çıksa da hizmet sektöründe kira ve eğitim gibi kalemlerdeki katılıkların esnemeye başlaması dezenflasyon sürecine destek veriyor. Öte yandan, maliyet baskılarının önümüzdeki dönemde hafiflemesi beklenirken, çekirdek enflasyondaki son yukarı yönlü hareketler yakın vadeli görünüm için yukarı yönlü risk oluşturmaya devam ediyor.

ENFLASYON BEKLENTİLERİ VE İÇ TALEPTEKİ DENGELENME

Gelecek dönemin enflasyon eğilimlerini şekillendirecek faktörler arasında beklentiler ve iç talep başlıkları öne çıkıyor. Başkan Karahan, 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentilerindeki bozulmanın sınırlı kaldığını ve beklentilerin dağılımında son dönemde bir iyileşme kaydedildiğini vurguladı. Sıkı para politikasının yansıması olarak ekonomik aktivitedeki yavaşlama emareleri ise netleşiyor.

GSYH büyüme hızı yavaşlarken, kapasite kullanım oranları tarihsel ortalamalarının altında seyretmeyi sürdürüyor. Otomobil satışları, perakende satış hacmi ve kredi kartı harcamaları gibi önemli iç talep göstergeleri ile kredi büyüme hızındaki yavaşlama, talebin kademeli olarak soğuduğunu ve dezenflasyon sürecine zemin hazırladığını ortaya koyuyor.

JEOPOLİTİK ETKİLER VE CARİ DENGEDEKİ OLUMLU SEYİR

Küresel jeopolitik gelişmelerin Türkiye’nin dış ticaret dengesi üzerindeki etkilerine de değinen Karahan, artan enerji ithalatına karşın ihracatın dirençli yapısını koruduğunu aktardı. Altın ve enerji dışı ara malı ithalatının kontrol altında kalması ve ikinci çeyrekte dış ticaret açığının daralması cari dengeyi destekleyen unsurlar oldu.

Sunumda, yaşanan küresel gerilimlerin turizm sektörü üzerindeki olumsuz etkisinin oldukça sınırlı kaldığı; hem ziyaretçi sayısının hem de seyahat gelirlerinin güçlü seyrini sürdürdüğü paylaşıldı. Bu dinamikler sayesinde cari işlemler açığı, tarihsel ortalamalarına kıyasla makul ve ılımlı bir düzeyde kalmaya devam ediyor.

LİRAYA GÜÇLÜ TALEP VE REZERVLERDEKİ SON DURUM

Ekonomi yönetiminin en çok odaklandığı konulardan biri olan yeniden dolarizasyon riskine karşı yerli yatırımcının Türk lirasına olan güçlü talebi kararlılıkla devam ediyor. Sıkı para politikası duruşu ve geliştirilen makrohtiyati önlemler sayesinde hanehalkının yabancı para ve kıymetli maden talebi oldukça sınırlı bir düzeyde kaldı. Mevduat ve yatırım fonlarında Türk lirasının payı artış eğilimini koruyarak yüzde 62 seviyesine kadar ulaştı.

Bu güçlü yerli talep ve piyasa dinamikleri, Merkez Bankası’nın rezerv pozisyonuna da olumlu yansıdı. Sunulan verilere göre, bankanın brüt uluslararası rezervleri 160 milyar dolar seviyesinde bulunurken, swap hariç net rezervler de 40 milyar dolar ile güçlü konumunu koruyor.

SIKILIK VE KARARLILIK MESAJIYLA SONUÇ

Sunumunun sonuç bölümünde genel bir değerlendirme yapan TCMB Başkanı Fatih Karahan, bölgesel çatışmaların dezenflasyon sürecinde bir gecikmeye yol açtığını kabul etmekle birlikte, sıkı mali koşulların etkisiyle ekonomik aktivitedeki yavaşlamanın sürdüğünü ifade etti. Merkez Bankası, fiyat istikrarı tamamen sağlanana kadar mevcut sıkı para politikası duruşunu kararlılıkla sürdürecek.

Karahan, politika faizinin belirlenmesinde gerçekleşen ve beklenen enflasyonun yanı sıra enflasyonun ana eğiliminin yakından takip edileceğini belirtti. Para Politikası Kurulu’nun kararlarını toplantı bazında, ihtiyatlı ve tamamen enflasyon görünümüne odaklı bir şekilde almaya devam edeceğini vurgulayan Karahan, enflasyon görünümünde ara hedeflerden belirgin bir sapma yaşanması halinde ise para politikası duruşunun daha da sıkılaştırılacağı uyarısında bulundu.