Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2025 yılında enflasyonun belirlenen hedeflerin üzerinde gerçekleşmesi üzerine Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e resmi bir mektup gönderdi. Kanun gereği kaleme alınan mektupta, hedeften sapmanın gerekçeleri detaylandırılırken, 2026 yılına dair para politikası stratejileri ve atılan faiz adımları kamuoyuyla paylaşıldı.

ENFLASYON HEDEFİNDEN SAPMANIN TEMEL NEDENLERİ

TCMB tarafından gönderilen mektupta, 2025 yılı enflasyonunun belirlenen belirsizlik aralığının üzerinde kalmasında birçok faktörün birleştiği ifade edildi. Dezenflasyon sürecinin 2024 Haziran ayından bu yana devam ettiği belirtilse de, fiyatlama davranışlarındaki katılıklar ve beklentilerin hedeflerle tam uyumlu seyretmemesi bu süreci yavaşlatan başlıca unsurlar olarak gösterildi. Özellikle hizmet grubundaki fiyat artışlarının genele yayılması ve geçmiş enflasyona endeksleme eğiliminin güçlü olduğu kira ve eğitim gibi kalemlerdeki yüksek seyir, çekirdek enflasyondaki gerilemeyi sınırladı.

ARZ ŞOKLARI VE GIDA FİYATLARINDAKİ OYNAKLIK

Yurt içi arz koşullarında yaşanan olumsuzluklar da 2025 yılı enflasyon görünümünü doğrudan etkiledi. Özellikle yaşanan kuraklık ve don hadiselerinin bitkisel üretimi düşürmesi, gıda fiyatları kanalıyla yukarı yönlü baskı oluşturdu. Üçüncü çeyrekte gıda fiyatlarında yaşanan dalgalanmalar beklentileri olumsuz etkileyerek dezenflasyon sürecini geçici olarak yavaşlattı. Küresel emtia fiyatları yılın ilk yarısında enflasyonu desteklese de, jeopolitik gelişmelere bağlı enerji fiyatlarındaki oynaklık ve bazı metal fiyatlarındaki artışlar maliyet baskılarını canlı tuttu.

PARA POLİTİKASINDA SERT MANEVRALAR VE FAİZ KARARLARI

TCMB, 2025 yılı boyunca enflasyon görünümüne odaklı, ihtiyatlı bir yaklaşım sergilediğini vurguladı. Yılın başında politika faizini yüzde 42,5 seviyesine indiren Banka, Mart ayı ortasında finansal piyasalardaki riskleri sınırlamak amacıyla gecelik borç verme faiz oranını yüzde 46’ya yükseltti. Nisan ayına gelindiğinde ise daha kapsamlı bir sıkılaşmaya gidilerek politika faizi yüzde 46’ya, gecelik borç verme faizi ise yüzde 49’a çıkarıldı. Haziran ayında faizi sabit tutan Merkez Bankası, takip eden dönemde kademeli indirimlerle 2025 yılını yüzde 38 seviyesinde kapattı. 2026 yılının Ocak ayında ise sınırlı bir indirimle faiz yüzde 37’ye çekildi.

MALİ DİSİPLİN VE 2026 PROJEKSİYONU

Mektupta, para politikası ile maliye politikası arasındaki güçlü eşgüdümün önemine de dikkat çekildi. 2025 yılında bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 2,9 olarak gerçekleşmesi dezenflasyon sürecine destek sağlayan bir unsur olarak kaydedildi. Gelecek döneme ilişkin mesajlarda, fiyat istikrarını sağlama amacının kararlılıkla sürdürüleceği ve enflasyon görünümünde belirgin bir bozulma olması halinde para politikası duruşunun yeniden sıkılaştırılacağı ifade edildi. Ayrıca Türk lirası mevduat payının artırılmasına yönelik makroihtiyati politikaların parasal aktarımı desteklemeye devam edeceği belirtildi.

Kaynak: Kanal 6 Haber