Küresel piyasalarda gözler merkez bankalarının para politikası adımlarına çevrilmişken, TD Securities’den doların geleceğine yönelik kritik bir değerlendirme geldi. Kurum, faiz farklarının ve piyasa pozisyonlanmasının yeniden şekillenmesiyle birlikte ABD dolarının kısa vadede bir toparlanma potansiyeli taşıdığını öngörüyor.
Ancak analistler, Federal Rezerv (Fed) beklentilerinde çok daha agresif bir yeniden fiyatlama yaşanmadığı sürece bu yükselişin kalıcı bir trende dönüşmesini beklemiyor. Dolardaki hareketlerin daha ziyade dönemsel dalgalanmalar şeklinde gerçekleşebileceği tahmin ediliyor.
DOLARDAKİ YÜKSELİŞİ SINIRLAYAN ETKENLER
Kurumun 18 Haziran tarihli piyasa notunda, dolardaki toparlanmanın neden sınırlı kalabileceğine dair önemli gerekçeler sıralandı. TD Securities analistlerine göre, küresel ölçekte jeopolitik risklerin azalması doların güvenli liman cazibesini hafifletiyor.
Bunun yanı sıra, başta Avrupa Merkez Bankası (AMB) olmak üzere diğer büyük merkez bankalarının da Fed’e paralel bir şekilde daha sıkı para politikası duruşuna yönelmesi, doların diğer majör para birimleri karşısında kalıcı olarak güçlenmesini engelleyen en büyük faktörler arasında yer alıyor.
RİSK ALTINDAKİ PARA BİRİMLERİ VE ŞAHİN FED ETKİSİ
Kısa vadede dolarda yaşanabilecek olası bir toparlanmanın küresel para birimleri üzerinde homojen bir etki yaratmayacağı öngörülüyor. TD analistleri, bu süreçte özellikle Avustralya doları ile yüksek faiz sunan gelişmekte olan ülke para birimlerinin daha fazla risk altında olduğuna dikkat çekiyor.
Öte yandan, dün faiz kararını açıklayan Fed’in beklenenden daha şahin bir görünüm çizmesi, tahvil faizlerinin yüksek seviyelerde kalmaya devam edeceğine yönelik beklentileri de kuvvetlendirmiş durumda.
EKONOMİK VERİLERİN ÖNEMİ DAHA DA ARTACAK
Gelecek döneme ilişkin belirsizliklerin sürdüğünü belirten kurum, ileriye dönük net bir yönlendirme olmamasının ekonomik verileri çok daha kritik bir konuma getireceğini vurguluyor. Özellikle enflasyonun yüksek kalmaya devam etmesi ve işgücü piyasasının daha fazla güçlenme sinyali vermesi durumunda, açıklanacak veriler Hazine tahvilleri açısından ana belirleyici olacak.
Analistler, faiz artışlarını şu an için ana senaryo olarak görmediklerini belirtseler de piyasaların yılın ilerleyen dönemlerinde bu ihtimali fiyatlamaya devam edebileceğini, bunun da faizleri yüksek tutarak getiri eğrisinin daha yatay kalmasına yol açabileceğini ifade ediyor.
FAİZ İNDİRİMİ TAHMİNLERİ RAFA KALDIRILDI
Fed’in para politikasına ilişkin radikal bir değişikliğe giden TD Securities, faiz indirimlerinin sona erdiğine dair işaretlerin oldukça netleştiğini savunuyor. Daha önce 2027 yılında 75 baz puanlık bir faiz indirimi öngören kurum, bu tahminini tamamen değiştirerek artık tahmin dönemi içinde herhangi bir faiz indirimi beklemediğini açıkladı.
Analistler, Federal Açık Piyasa Komitesi’nin (FOMC) bundan sonraki süreçte faizleri sabit tutmasını bekliyor. Risklerin artık çift yönlü olduğunu belirten uzmanlar, para politikasındaki sıkılığın azaltılmaması, hatta artırılması yönünde hafif bir eğilim doğduğunu kaydediyor.
Yeni yönetim altında daha belirsiz bir tepki fonksiyonunun benimsendiğini ifade eden analistler, para politikasının gelecekteki yönünü belirlemede ekonomik verilere olan bağımlılığın her zamankinden daha önemli hale geleceğinin altını çiziyor.





