Almanya, Avrupa’nın göbeğinde sessiz sedasız tarihin en büyük askeri sevkiyat ve lojistik hazırlığına girişti. The Times’ın ulaştığı raporlar ve Alman komutanların itirafları, Berlin’in Rusya ile yaşanacak tam kapsamlı bir savaşı artık bir "ihtimal" değil, "yakın bir gelecek" olarak gördüğünü kanıtlıyor.
İşte Avrupa’yı sarsacak o savaş senaryosunun ürpertici detayları:
GÜNDE 1000 YARALIYA HAZIRLIK TALİMATI
Alman ordusunun lojistik ve destek birimlerinden sorumlu Korgeneral Gerald Funke, Afganistan döneminin kapandığını belirterek tüyler ürperten bir gerçeği açıkladı. Funke, "Afganistan'daki kayıplar yönetilebilirdi ancak şimdi günde 1.000 yaralının geleceği bir senaryoya hazırlanmak zorundayım" dedi. Bu tabloya göre, Almanya’daki sivil hastanelerin askeri hastaneye dönüştürülmesi ve binlerce yatağın savaş yaralıları için ayrılması planlanıyor.
ALMANYA: AVRUPA'NIN ASKERİ LOJİSTİK ÜSSÜ
Senaryo, Rusya’nın NATO’ya saldırmasıyla başlıyor. Bu durumda Almanya, sadece bir cephe ülkesi değil, tüm müttefik orduların geçiş güzergahı ve yaralı bakım merkezi olacak. Plana göre; Litvanya’daki mekanize birlikler ve 15 bin kişilik hızlı reaksiyon gücü saniyeler içinde harekete geçecek. On binlerce NATO askeri, Almanya üzerinden cephe hattına sevk edilirken, ülke dev bir lojistik "dönme tablası" işlevi görecek.
ASIL TEHDİT: SABOTAJ VE UYUYAN HÜCRELER
Korgeneral Funke’ye göre en büyük risk sadece sınırda patlayan füzeler değil; bizzat Almanya’nın içinde filizlenecek "hibrit" saldırılar. Uyuyan hücrelerin sabotaj eylemleri, kritik altyapıya yönelik saldırılar ve siber müdahaleler, Berlin’i en çok endişelendiren konuların başında geliyor. Rusya Devlet Başkanı Putin’in "beklemeyeceğini" vurgulayan Funke, sistemin her türlü saldırı altında bile işler kalması gerektiğini savunuyor.
SİVİL HASTANELER VE TOPLUM SAVAŞA ALIŞTIRILIYOR
Almanya sokaklarında son aylarda artan askeri tatbikatlar (Red Storm Bravo, Marshal Power gibi), halkı olası bir çatışma durumuna psikolojik olarak hazırlamayı hedefliyor. Askeri sağlık hizmetleri yetkilileri, sivil sağlık sisteminin daha önce hiç karşılaşmadığı türden savaş yaralanmalarıyla yüzleşmek zorunda kalacağı konusunda uyarıyor. Meclisin "savunma durumu" ilan etmesi beklenen o kritik ana kadar, ordunun tüm imkanlarıyla lojistik zinciri ayakta tutması hedefleniyor.