EKONOMİ

Ticarette yeni dönem: Türkiye-Suriye işbirliği genişliyor

Türkiye'nin Suriye'ye ihracatı komşu ülkede yaşanan gelişmelerin de etkisiyle geçen yıl bir önceki yıla kıyasla yüzde 69,6 artarak 2,5 milyar doları aştı. İş insanları bu hareketliliğin 2026'da da devam etmesini, ticaretin yeni boyut kazanmasını öngörüyor.

Suriye'de 8 Aralık 2024'te eski rejimin yıkılmasıyla Türkiye'nin ticari ilişkileri yeni boyuta taşındı. Bazı gümrük sınır kapıları yeniden yolcu geçişine açılırken bazılarında da yoğunluk yaşandı.

Bu kapsamda, geçen yıl iki ülke arasında yoğun diplomatik görüşmeler gerçekleşirken iş insanlarının temas trafiği de arttı.

Türkiye'nin Suriye'ye ihracatı geçen yıl bir önceki yıla kıyasla yüzde 69,6 artarak 2,5 milyar doları aştı. Bunun yaklaşık 700 milyon dolarını hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü oluşturdu.

Ticaretteki artışın yanı sıra Türkiye'den Suriye'ye açılan 8 faal gümrük kapısında da hareketlilik yaşandı. Kara sınır kapılarından geçen yolcu sayısı 2025'te 2,3 milyona yaklaştı. Bunlardan 1 milyon 350 binini Türkiye'den çıkış yapanlar oluşturdu.

İş insanları bu hareketliliğin 2026'da da devam etmesini, ticaretin yeni boyut kazanmasını öngörüyor.

"OLUMLU GELİŞMELER, TİCARİ İLİŞKİLERE DE GÜÇLÜ ŞEKİLDE YANSIYOR"

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Suriye İş Konseyi Başkanı Mahsum Altunkaya, AA muhabirine, Suriye'de siyasi dönüşüm yaşanmasının ve uluslararası yaptırımların gevşetilmesinin iki ülke ticari ilişkilerinde ivme oluşturduğunu söyledi.

Türkiye'nin gerek coğrafi yakınlığı gerekse tarihsel ve ekonomik bağları sayesinde Suriye'deki süreci yakından takip eden ülkelerin başında geldiğini vurgulayan Altunkaya, "Türkiye, Suriye'nin yeniden yapılanma ve kalkınma sürecinde en önemli ve yapıcı destekçilerinden biri olarak öne çıkıyor. İkili ilişkilerde kaydedilen bu olumlu gelişmeler, doğal olarak ticari ilişkilere de güçlü bir şekilde yansıyor. Türkiye ile Suriye arasındaki karşılıklı ticaret hacmi her geçen gün artıyor, firmalarımız açısından daha öngörülebilir, güvenli ve sürdürülebilir bir ticaret ortamı oluşuyor." dedi.

Altunkaya, Türkiye'nin Suriye'ye ihracatının geçen yıl bir önceki yıla kıyasla yüzde 69,6 artarak güçlü bir yükseliş sergilediğine dikkati çekti.

İhracatta birçok sektörde çift haneli büyüme görüldüğüne işaret eden Altunkaya, "Bu tablo, Türk ihracatçısının Suriye pazarına yeniden güçlü şekilde yöneldiğini açıkça gösteriyor. Elbette bu artışın sürdürülebilirliği, sahadaki siyasi ve ekonomik istikrarın güçlenmesiyle doğrudan bağlantılıdır." diye konuştu.

İHRACATTA ÖNE ÇIKAN SEKTÖRLER

Altunkaya, söz konusu ihracat artışında özellikle temel ihtiyaçlara ve yeniden yapılanma sürecine doğrudan hitap eden sektörlerin öne çıktığını belirterek, şu değerlendirmede bulundu:

"Başta hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü olmak üzere, gıda grubu Suriye pazarında önemini korumaya devam etmektedir. Hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü, Suriye'ye ihracatta lider sektör olup 2025'te yaklaşık yüzde 35'in üzerinde artış kaydetti. 2025 yılı verileri, hem gıda arz güvenliğine yönelik sektörlerin hem de yeniden imar ve sanayiye dönük sektörlerin Suriye ticaretinde belirleyici hale geldiğini ortaya çıkarıyor."

Kimyevi maddeler, elektrik-elektronik, su ürünleri ve hayvansal mamuller, mobilya, kağıt ve orman ürünleri gibi sektörlerde de yüzde 60-80 bandında artışların görüldüğüne işaret eden Altunkaya, makine ve aksamları, tekstil ve ham maddeleri, demir ve demir dışı metaller, iklimlendirme sanayisi ve madencilik ürünlerinin de ihracatta öne çıktığını söyledi.

"KAZAN-KAZAN MODELİYLE HAREKET ETMEK İSTİYORUZ"

Altunkaya, Suriye'de uzun yıllardır kapalı kalan gümrük kapılarının açıldığına dikkati çekerek, "Bu durum, gerek Suriyeli misafirlerimizin ülkelerine dönüşü gerekse de iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin geliştirilmesi açısından son derece olumlu oldu." dedi.

İçişleri Bakanlığı verilerine göre Aralık 2024-Aralık 2025 döneminde 600 bin civarında Suriyelinin, Göç İdaresi Başkanlığı koordinasyonunda gönüllü, güvenli ve düzenli şekilde ülkelerine döndüğünü belirten Altunkaya, "Son günlerde de Suriye'de çok hareketli günler yaşanıyor. Suriye hükümeti tüm ülkede kontrolü sağlıyor. Önümüzdeki dönemde Türkiye'de yaşayan Suriyelilerin gönüllü dönüşlerinin artmasını bekliyoruz." ifadelerini kullandı.

Altunkaya rejim değişikliğiyle Suriye'de yeni döneme girildiğini hatırlatarak, şunları kaydetti:

"Her geçen gün Suriye'de huzur ve istikrar artıyor, işler biraz daha yoluna giriyor. Rejim değişikliğiyle birlikte Suriye ile olan ticaretimizde büyük artış sağlandı. Önümüzdeki dönemde Suriye ile ülkemiz arasındaki ticaretteki artışın daha da hızlanmasını bekliyoruz. Güvenlik endişeleri her geçen gün azalıyor. Suriye'de güvenlik endişelerinin tamamen ortadan kalkmasıyla iki ülke arasındaki ticari ve sosyal ilişkiler yeni bir boyut kazanacak. Gelecekte Suriye ile sadece ticaret yapmayacağız, yatırımcılarımız da Suriye'ye gidecek. Sanayi alanında yapacağımız yatırımlarla Suriye'nin kalkınmasına, huzura kavuşmasına daha fazla katkı sağlayacağız. Suriye'de huzur arttıkça, insanlar aş ve iş buldukça Türkiye'de yaşayan Suriyeli misafirlerimiz ülkelerine dönme konusunda daha da istekli olacak. Suriye ile ilişkilerimizi sadece ticaret yapmak, para kazanmak anlamında düşünmüyoruz. Öncelikle, 'kazan-kazan' modeliyle hareket etmek istiyoruz. Suriye'nin yeniden imarında, kalkınmasında etkin bir şekilde rol alarak, bu ülkenin huzur ve refahın merkezi haline gelmesine katkı sunmak istiyoruz."