EKONOMİ

Ticari borcunuzu ödemekte geciktiniz mi? İşte yeni oran belirlendi

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB), ticari işletmeler arasındaki mal ve hizmet tedarikinde geç ödemelerde temerrüt faiz oranını yüzde 43 olarak belirledi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), iş dünyasını yakından ilgilendiren ticari alacaklara ilişkin temerrüt faizi ve tahsil masraflarını yeniden belirledi. Resmi Gazete’de yayımlanan yeni tebliğle birlikte, mal ve hizmet tedarikinde yaşanan gecikmelerde uygulanacak yasal yaptırımlar güncellendi. Özellikle ticari işletmeler arasındaki ödeme disiplinini artırmayı amaçlayan bu düzenleme, borcunu vaktinde ödemeyen taraflar için maliyetleri ciddi oranda yükseltiyor.

GECİKME FAİZİ YÜZDE 43 OLARAK KAYITLARA GEÇTİ

Yapılan düzenleme kapsamında, taraflar arasındaki sözleşmede herhangi bir faiz oranının belirlenmediği veya mevcut hükümlerin geçersiz sayıldığı durumlarda uygulanacak temerrüt faizi oranı yıllık yüzde 43,00 olarak tespit edildi. Bu oran, Türk Ticaret Kanunu’nun 1530’uncu maddesi uyarınca alacaklının maruz kaldığı ekonomik kaybı telafi etmeyi hedefliyor. Piyasadaki mevcut faiz oranlarıyla uyumlu hale getirilen bu rakam, borcunu geciktiren işletmelerin ödeyeceği ek maliyet yükünü netleştiriyor.

Kalem Hesaplama Detayı Tutar
Anapara Borcu Tahsil Edilecek Asıl Alacak 100.000 TL
Temerrüt Faizi (%43) (100.000 TL x %43 / 365 gün) x 30 gün 3.534,25 TL
Asgari Tahsil Masrafı TCMB Tarafından Belirlenen Sabit Gider 2.020,00 TL
TOPLAM EK MALİYET Faiz + Asgari Gider 5.554,25 TL
TOPLAM ÖDENECEK Anapara + Ek Maliyetler 105.554,25 TL

TAHSİL İÇİN ASGARİ 2 BİN 20 TL ÖDEME ŞARTI

Düzenlemenin en dikkat çekici kısımlarından birini ise tahsil masraflarına yönelik getirilen asgari tutar oluşturuyor. Alacaklı taraf, vadesi geçmiş borcunun tahsili için borçludan herhangi bir ispat şartı aranmaksızın asgari 2 bin 20 TL gider tutarı talep edebilecek. Bu tutar, borcun miktarı ne olursa olsun geciken her bir fatura veya alacak kalemi için uygulanabilecek bir "alt limit" masraf olarak belirlendi. Böylece küçük ölçekli alacaklarda bile borçlunun ciddi bir ek maliyetle karşılaşması ve ödemelerini aksatmaması amaçlanıyor.