Türkiye ekonomisinde sıkı para politikası adımlarının yansımaları kredi piyasasında kendisini hissettirmeye devam ediyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından paylaşılan son veriler, kredi ve mevduat faizlerindeki yükselişin ivme kazandığını ve özellikle ticari kredi maliyetlerinin son dönemlerin en yüksek seviyesine ulaştığını kanıtladı. Ekonomi yönetiminin enflasyonla mücadele kapsamında kararlılıkla sürdürdüğü likidite kontrolü, bankaların kredi iştahını ve fiyatlama politikalarını doğrudan etkileyerek finansman dünyasında yeni bir dönemin kapısını araladı.

Hesap Para

MALİYETLERDEKİ ARTIŞ TİCARİ KREDİLERDE YOĞUNLAŞTI

Bankacılık sektöründen gelen güncel rakamlar, ticari kredi maliyetlerinde yaşanan sert yükselişi gözler önüne serdi. KMH ve ticari kredi kartları hariç tutulduğunda, ticari kredi faizleri 3 Nisan itibarıyla yüzde 42,3 seviyesine ulaşarak büyük bir rekora imza attı. Bu oran, geçtiğimiz yılın Ağustos ayından bu yana görülen en yüksek maliyet düzeyi olarak kayıtlara geçerken, piyasadaki borçlanma maliyetlerinin geldiği nokta iş dünyasında yakından takip edilmeye başlandı. 2026 yılının başından itibaren istikrarlı bir yükseliş trendine giren faizler, reel sektör için ucuz finansman döneminin geride kaldığını bir kez daha teyit etti.

Para 2-1

FİNANSAL SIKILAŞMA YATIRIM İŞTAHINI NASIL ETKİLEYECEK?

Reel sektör açısından finansman koşullarının belirgin şekilde sıkılaştığı bu tablo, işletmelerin nakit akışı yönetimini ve yeni yatırım planlarını zorlu bir sürece sokuyor. Uzmanlar, yüzde 42 bandını aşan ticari kredi faizlerinin işletme sermayesi maliyetlerini artıracağına ve bunun üretim kapasiteleri üzerinde baskı oluşturabileceğine dikkat çekiyor. Yılın geri kalanında bu sıkılaşma eğiliminin devam edip etmeyeceği merak konusu olurken, piyasa oyuncuları bankaların kredi verme iştahındaki değişimleri ve TCMB’nin gelecek dönemdeki faiz projeksiyonlarını dikkatle izliyor.

Kaynak: Kanal 6 Haber