Türkiye ekonomisinde kredi piyasası, 2026 yılının ilk çeyreği itibarıyla stratejik bir virajı geride bıraktı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ve Turkey Data Monitor tarafından paylaşılan güncel veriler, uzun süredir tüketim odaklı seyreden kredi genişlemesinin yerini üretim ve ticaret odaklı bir yapıya bıraktığını tescilledi. Nisan ayı itibarıyla belirginleşen bu değişim, ekonomi yönetiminin dengelenme hedefleriyle uyumlu bir tablo ortaya koydu.

Para-7

TİCARİ KREDİLERDE HIZLI YÜKSELİŞ SANAYİYİ HAREKETLENDİRDİ

Kredi piyasalarındaki makasın kapanmasındaki en büyük etken, ticari krediler cephesinde yaşanan ivmelenme oldu. Mart ayının son haftasında yüzde 30,6 seviyesinde izlenen ticari kredi büyümesi, 10 Nisan verileriyle birlikte yüzde 32,4’e tırmandı. Daha önceki dönemlerde yüzde 25 bandında seyreden büyüme oranındaki bu dikkat çekici artış, reel sektörün işletme finansmanına olan erişiminin arttığını ve sanayi üretimindeki canlanmanın finansman kanallarıyla desteklendiğini gösterdi.

Para 7

TÜKETİCİ KREDİLERİNDE ZİRVEDEN SERT DÜŞÜŞ

Yılın başında yüzde 62,5 ile rekor seviyelere ulaşan tüketici kredisi büyüme oranı, sıkı para politikası adımları ve değişen piyasa koşullarıyla birlikte sert bir fren yaptı. 10 Nisan haftası itibarıyla bu oran yüzde 34,5 seviyesine kadar geriledi. Bireysel kredi talebindeki bu zayıflama, iç tüketimdeki iştahın azaldığını ve hanehalkının borçlanma eğiliminin yerini daha temkinli bir yaklaşıma bıraktığını kanıtladı.

Para 11

EKONOMİK AKTİVİTEDE DENGELENME SİNYALİ

Yılın ilk çeyreğinde tüketici kredileri lehine açık olan fark, Nisan ayı verileriyle birlikte neredeyse kapanma noktasına geldi. Tüketici kredilerindeki yüzde 34,5’lik büyümeye karşılık ticari kredilerin yüzde 32,4 seviyesine ulaşması, piyasada daha dengeli bir yapının oluştuğuna işaret etti. Uzmanlar, kredi kompozisyonundaki bu değişimin ekonomik büyümenin kalitesini artıracağını ve büyüme ekseninin reel sektör odaklı bir rotaya girdiğini vurguluyor.

Kaynak: Kanal 6 Haber