Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu, haftalardır kamuoyunun gündeminde olan ve trafik güvenliğinde "yeni bir milat" olarak adlandırılan kanun teklifini kabul etti.
Kabul edilen yeni Trafik Kanunu, cezai yaptırımları yalnızca ekonomik bir yük olmaktan çıkarıp, doğrudan sürücü belgeleri ve özgürlüğü kısıtlayıcı (hapis cezası) yaptırımlarla birleştiriyor.
2026 yılının en kapsamlı yasal düzenlemelerinden biri olan bu paket, trafikteki "cezasızlık" algısını kırmayı hedefliyor.
CEP TELEFONU KULLANIMINDA 'ISRAR' DÖNEMİ KAPANDI
Yeni yasayla birlikte, direksiyon başında cep telefonu kullanımı en ağır ihlaller kategorisine taşındı. Meclis komisyon raporlarına yansıyan verilere göre, kazaların %35’inin dikkat dağınıklığından kaynaklanması, bu madde üzerindeki yaptırımların sertleşmesine neden oldu.
Caydırıcı Para Cezaları: İlk tespitte sürücüye 5 bin TL ceza uygulanacak. Ancak asıl yaptırım "tekerrür" halinde devreye giriyor. Bir yıl içinde kuralı ikinci kez ihlal edene 10 bin TL, üçüncü ve sonraki her ihlalde ise 20 bin TL idari para cezası kesilecek.
Ehliyet Askıya Alma: Aynı yıl içinde üç kez bu kuralı ihlal eden sürücülerin belgelerine 30 gün süreyle el konulacak. Bu süre zarfında araç kullandığı tespit edilenler için hapis cezasına varan yeni bir süreç işleyecek.
EMNİYET KEMERİ: ÇOCUKLAR VE YOLCULAR İÇİN EK SORUMLULUK
Emniyet kemeri ihlallerinde uygulanan 2 bin 500 TL’lik ceza, artık sadece "sürücü kemer takmıyor" denilerek geçiştirilemeyecek.
Çocuk Koruma Maddesi: Yasada yer alan özel bir bent ile 15 yaş altındaki çocukların güvenliği tamamen sürücüye emanet edildi. Çocuk koltuğu veya emniyet kemeri bulunmayan araçlarda sorumluluk doğrudan sürücüde olacak.
Ehliyet İptali Riski: Bir takvim yılı içerisinde emniyet kemeri kuralını dört kez ihlal edenlerin sürücü belgeleri 30 günlüğüne geri alınacak. Bu düzenleme ile emniyet kemerinin bir "tercih" değil, zorunluluk olduğu vurgulanıyor.
VUR-KAÇA AĞIR CEZA: 3 YILA KADAR HAPİS
Toplum vicdanını en çok yaralayan "kazadan sonra kaçma" olayları için Türk Ceza Kanunu ile eşgüdümlü bir düzenleme getirildi. Maddi hasarlı kazalarda tarafların anlaşması yeterli görülürken; ölümlü veya yaralanmalı bir kazaya karışan sürücülerin olay yerini terk etmesi artık doğrudan hapis cezası sebebi sayılacak.
Adli Süreç: Kazadan sonra yetkililere haber vermeden veya tıbbi müdahale sürecini beklemeden kaçan sürücüler hakkında 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılacak. Bu ceza, kazanın kusur oranından bağımsız olarak "yardım yükümlülüğünü ihlal" ve "adaleti yanıltma" ekseninde değerlendirilecek.
MULTİMEDYA VE ARAÇ İÇİ TEKNOLOJİLERE SINIRLAMA
Gelişen otomotiv teknolojisiyle birlikte araç içine entegre edilen dev ekranlar ve multimedya sistemleri de mercek altına alındı.
Kamu Düzeni Şartı: Araçlardaki ses, görüntü ve haberleşme cihazlarının (modifiye ses sistemleri, sürücünün görüş açısındaki video oynatıcılar vb.) kamu düzenini bozmayacak ve sürüş konsantrasyonunu engellemeyecek şekilde kullanılması şart koşuldu.
İdari Yaptırım: Bu kurala uymayanlara 3 bin TL ceza verilecek. Eğer cihazın kullanımı sürüş güvenliğini "tehlikeli" boyutta etkiliyorsa, araç trafikten men edilebilecek.
EHLİYET İADESİNDE 'BORÇSUZLUK' DÖNEMİ
Yeni kanunun en dikkat çekici maddelerinden biri de tahsilat süreciyle ilgili. Kural ihlalleri nedeniyle ehliyeti geri alınan sürücüler, yasal bekleme süreleri (30 gün vb.) dolsa dahi belgelerini hemen geri alamayacaklar.
Ödeme Şartı: Sürücü belgesinin iade edilebilmesi için, ihlalden kaynaklanan idari para cezasının tamamının (gecikme faizleri dahil) ödendiğine dair makbuzun trafik birimlerine ibraz edilmesi zorunlu olacak.
YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA
TBMM Genel Kurulu’ndan geçen bu dev paket, Cumhurbaşkanı’nın onayına sunuldu. Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla eş zamanlı olarak Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Trafik ekiplerinin, özellikle "akıllı denetim sistemleri" (EDS ve KGYS) üzerinden bu ihlalleri yapay zeka destekli kameralarla takip edeceği belirtiliyor.