ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı kapsamlı askeri operasyon, uluslararası arenada olduğu kadar Amerikan ve Avrupa kamuoyunda da sert bir dirençle karşılaşıyor. Bild gazetesinin yayımladığı son anket sonuçları, Donald Trump’ın "Hızlı zafer" vaadiyle başlattığı harekatın halk nezdindeki desteğinin alarm verdiğini ortaya koydu.

KAMUOYU DESTEĞİNDE BÜYÜK ÇÖKÜŞ
Yayımlanan son verilere göre, Trump yönetiminin İran’a yönelik hava saldırılarını ve rejim değişikliği hedefini "doğru" bulanların oranı tarihi bir dip yaparak %25’e geriledi. Her dört kişiden sadece birinin operasyonun arkasında durması, Beyaz Saray’ın savaşın gerekçesini halka anlatmakta başarısız olduğu şeklinde yorumlanıyor. Ankete katılanların büyük çoğunluğu, bu çatışmanın ekonomik etkilerinden ve Orta Doğu’da ucu açık bir savaşa dönüşme riskinden endişe ediyor.
"BARIŞ BAŞKANI" VAADİNDEN "SAVAŞ BAŞKANI" GERÇEĞİNE
Seçim döneminde "sonsuza dek sürecek savaşları bitirme" sözü veren Trump’ın, iktidara gelmesinin üzerinden kısa bir süre geçtikten sonra bu ölçekte bir askeri harekat başlatması seçmende hayal kırıklığı yarattı. Eleştirilerin odağında, operasyonun somut bir kanıt sunulmadan başlatılması ve "tercihli bir savaş" olarak görülmesi yer alıyor. Bild’in analizine göre, kamuoyundaki bu güven kaybı, Trump’ın iç politikadaki gücünü de sarsabilir.
EKONOMİK KAYGILAR SAVAŞIN ÖNÜNE GEÇTİ
Halkın operasyona mesafeli durmasının en büyük nedenlerinden biri de küresel enerji krizinin kapıya dayanmış olması. Suudi Arabistan’daki Aramco tesislerinin vurulması ve Hürmüz Boğazı’nın kapanma riski, batı başkentlerinde hayat pahalılığının zirve yapacağı korkusunu tetikledi. Ankete katılanların %60’ından fazlası, İran’daki demokratikleşme vaatlerinden ziyade, petrol fiyatlarındaki artışın kendi hayatlarını daha fazla etkileyeceğini düşünüyor.




