DÜNYA

Trump'ın tarife politikası sonuç veriyor mu?

ABD Başkanı Donald Trump, küresel piyasaları sarsan ve müttefiklerle gerilime yol açan gümrük vergisi politikalarının meyvesini verdiğini iddia etti. Trump'ın açıklamasına göre, ABD'nin yıllardır süregelen ticaret açığında tarihi bir düşüş yaşandı ve ibre tamamen tersine dönmek üzere. Peki, tartışmalara neden olan bu dev tarifeler ekonomiyi gerçekten canlandırıyor mu?

ABD Başkanı Donald Trump, kendi kurduğu sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada, uygulanan gümrük vergilerinin Amerikan ekonomisi üzerindeki etkilerine dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Trump, şirketlere ve ülkelere yönelik uygulanan sert tarife politikalarının, ABD'nin ticaret açığını yüzde 78 oranında azalttığını öne sürdü.

YILLAR SONRA İLK KEZ POZİTİF SEVİYE BEKLENTİSİ

Açıklamasında iyimser bir tablo çizen ve ticaret açığının hızla kapandığına dikkat çeken Trump, hedeflerine ulaştıklarının altını çizdi. Trump paylaşımında, "Bu yıl, uzun yılların ardından ilk kez pozitif bir seviyeye çıkacak. Bu konuya gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ederim!" ifadelerini kullandı.

HEDEFTE ÇİN VE KÜRESEL TİCARET DENGESİ VARDI

Başkan Trump, ikinci görev döneminde Amerikan imalat sektörünü yeniden canlandırmayı ve küresel ticaret dengesini kesin bir şekilde ABD'nin lehine çevirmeyi hedeflemişti. Bu strateji doğrultusunda başta Çin olmak üzere birçok ülkeye yönelik gümrük vergileri artırılmıştı. Söz konusu adımlar, yönetim tarafından sadece ekonomik bir koruma kalkanı olarak değil, aynı zamanda uluslararası arenada diplomatik bir pazarlık aracı olarak da kullanıldı.

TARTIŞMALI POLİTİKALAR ELEŞTİRİLERİN ODAĞINDA

Trump yönetimi bu hamlelerin ABD ekonomisini güçlendirdiğini savunsa da, uygulanan politikaların uluslararası yansımaları oldukça farklı oldu. Küresel piyasalarda dalgalanmalara yol açan gümrük vergisi kararları, ekonomik belirsizliği artırdığı ve küresel tedarik zincirinde maliyetleri yükselttiği gerekçesiyle yoğun şekilde eleştirildi. Ayrıca bu sert tarifeler, ABD'nin Avrupa Birliği ve Kanada gibi geleneksel müttefikleriyle olan ticari ilişkilerinde de ciddi gerilimlerin yaşanmasına zemin hazırladı.