ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran ile olası bir anlaşma sürecinde Başkan Yardımcısı J.D. Vance’i müzakere masasına sürmesi Washington’da taşları yerinden oynattı. BILD’e konuşan üst düzey kaynaklar, bu hamlenin Vance’in siyasi kariyeri için "acı bir son" hazırlayabileceği konusunda hemfikir. Irak gazisi ve katı bir izolasyonist olarak tanınan Vance, şimdi bizzat patronunun başlattığı bir savaşın diplomatik yükünü omuzlamak zorunda.
VANCE’İN SİYASİ GÜVENİLİRLİĞİ RİSK ALTINDA
2028 başkanlık seçimleri için Cumhuriyetçilerin en güçlü varisi olarak görülen Vance, bugüne kadar ABD’nin dış askeri müdahalelerine en sert muhalefeti yapan isimdi. Savaşın ilk haftalarında sessizliğini koruyan ve konuyu gündeminden uzak tutmaya çalışan Vance, şimdi kendisini bir anda Tahran’la yapılacak pazarlıkların merkezinde buldu. Washington kulislerinde, Trump’ın bu kararı arkasındaki dört kritik senaryo konuşuluyor.
BİRİNCİ SENARYO: HASAR KONTROLÜ VE İMAJ ÇALIŞMASI
İlk ihtimale göre bu hamle, Vance’in "barış elçisi" imajını kurtarmayı hedefliyor. Eğer Vance, İran rejimiyle başarılı bir anlaşmaya imza atabilirse, savaş karşıtı Cumhuriyetçi taban nezdindeki kredisini koruyacak. Bu senaryoda amaç, Vance’in bir "savaş suç ortağı" olarak görülmesini engellemek ve 2028 yolunda elini güçlendirmek.
İKİNCİ SENARYO: TRUMP’IN ZEHİRLİ HAPI
Daha karamsar olan ikinci senaryo ise Trump’ın, başarısızlığı önceden görerek bu görevi Vance’e devretmesi. Tahran’ın nükleer program ve balistik füze ısrarı sürerken, imkansıza yakın bir anlaşma için Vance’in öne sürülmesi, genç siyasetçinin başarısızlık faturasını tek başına ödemesine neden olabilir.
ÜÇÜNCÜ SENARYO: VELİAHTLAR SAVAŞI VE SADAKAT TESTİ
Trump, bu müzakereleri bir sınav olarak da kurgulamış olabilir. Son dönemde Venezuela operasyonundaki başarısıyla Trump’ın gözüne giren Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun yıldızı parlarken, Vance’in bu zorlu diplomasi arenasında kendini kanıtlaması bekleniyor. Bu, Trump sonrası Cumhuriyetçi Parti liderliği için kimin daha ehil olduğunu belirleyecek bir "eleme turu" niteliği taşıyor.
DÖRDÜNCÜ SENARYO: BÜYÜK BİR ASKERİ ALDATMACA
En çarpıcı ihtimal ise masanın sadece bir oyalama taktiği olması. Trump’ın daha önce Haziran 2025 ve Şubat 2026’da benzer müzakere süreçlerini askeri harekat öncesi bir sis perdesi olarak kullandığı biliniyor.
Washington’da, Amerikan kara birliklerinin de dahil olabileceği kapsamlı bir operasyon planının rafta hazır beklediği konuşulurken, Vance’in yürüttüğü müzakerelerin aslında büyük bir fırtına öncesi sessizlikten ibaret olabileceği iddia ediliyor.
KAYNAK: KANAL 6 DIŞ HABERLER / ESRA ŞAHİN