Modern savaşın doğasını baştan aşağı değiştiren insansız sistemler, yeni nesil "avcı" (interceptor) dronlarla başka bir boyuta taşınıyor. Özellikle Rusya-Ukrayna Savaşı ile beraber düşük maliyetli, yüksek hızlı ve hedefe kilitlenebilen sistemlerin sahadaki etkisi artarken, Türk savunma sanayisi bu alanda da iddiasını gözler önüne seriyor. Türkiye'nin ilk önleme (interceptor) dronu Skydagger tarafından geliştirildi. Havadaki tehdit unsurlarına karşı anlık reaksiyon göstererek imha edebilen avcı dron operasyonel kabiliyeti de artıracak. Avcı dron insansız hava araçlarını, kamikaze dronları ya da mini-mikro dron sürülerini tespit edip, havada imha etmek üzere tasarlandı.

Avcı dron, mühimmatlı olarak 10 dakika maksimum uçuş süresi ve saatte 320 km/s ulaşabilen yüksek sürati sayesinde hava tehditlerine karşı anlık reaksiyon gösterebiliyor. Bünyesinde çift kamera bulunduran avcı dron, 500 gramlık harp başlığıyla hedefe doğrudan çarparak yüksek imha gücü sağlıyor.

Türk petrol gemisine drone isabet etti! Uraloğlu'ndan açıklama geldi
Türk petrol gemisine drone isabet etti! Uraloğlu'ndan açıklama geldi
İçeriği Görüntüle

"320 KİLOMETRE HIZA ULAŞAN AVCI DRON GELİŞTİRDİK"

Skydagger Genel Müdürü Mehmet Öztekin, geliştirdikleri yeni nesil interceptor dron sistemine ilişkin detayları paylaştı. Öztekin, sistemin yüksek hız ve etkin hedef imha kabiliyetiyle öne çıktığını belirterek, "Sektörde benzer platformlar var ancak biz daha yüksek hız, daha fazla menzil ve daha büyük harp başlığına odaklandık. Düz uçuşta 320 kilometre hıza ulaşabiliyoruz. Hedefe dalış anında bu hız 350-360 kilometre seviyelerine çıkıyor" dedi.

Dünyada benzer ölçekte yaklaşık 30-35 farklı platform bulunduğunu ifade eden Öztekin, geliştirdikleri sistemin özellikle performans değerleriyle ayrıştığını vurguladı.

Screenshot 13-5

"TÜFEK GİBİ ELDE ATEŞLENEBİLECEK"

Sistemin en dikkat çeken özelliklerinden birinin kullanım kolaylığı olduğunu belirten Öztekin, platformun elde taşınarak ateşlenebileceğini söyledi.

Öztekin, "Bu sistemi adeta bir tüfek gibi düşünün. Personel, hedefi gördüğü anda yönlendirerek ateşleyebilecek. Kalkışı manuel olarak hedef doğrultusunda yapılıyor. Bu da sahada büyük esneklik sağlıyor" diye konuştu.

Sistemin iki farklı çalışma prensibine sahip olduğunu belirten Öztekin, bu kabiliyetlerin sahadaki etkinliği artırdığını dile getirdi.

"KALKIŞTAN İTİBAREN SÜRECİ KENDİSİ YÖNETEBİLİYOR"

İlk kullanım senaryosunda operatörün görsel temasla hedefe kilitlenme sağladığını ifade eden Öztekin, şunları söyledi:

"Yakın mesafede gördüğünüz hedeflerde hem gündüz hem termal kamerayla görüntü kilitleme yapıyorsunuz. Kilit atıldıktan sonra sistem tamamen otonom şekilde hedefe yöneliyor ve imha görevini gerçekleştiriyor. Kalkıştan itibaren süreci kendisi yönetebiliyor."

İstanbul'da drone destekli operasyon! 'Kaynak' yapan sürücülere 93 bin TL ceza
İstanbul'da drone destekli operasyon! 'Kaynak' yapan sürücülere 93 bin TL ceza
İçeriği Görüntüle

"RADAR DESTEKLİ YÖNLENDİRME İLE HEDEFE ULAŞIYOR"

İkinci senaryoda ise sistemin radar verileriyle yönlendirildiğini belirten Öztekin, şu bilgileri verdi:

"Radar, hava tehdidini algılıyor ve enlem, boylam, yükseklik bilgilerini yer istasyonuna aktarıyor. Bu veriler pilotun önüne düşüyor. Sistem, yönlendirici imleçlerle operatörü hedef bölgesine götürüyor. Görsel temas sağlandıktan sonra yine kilitleme yapılarak hedef etkisiz hale getiriliyor."

"500 gramlık harp başlığıyla etkili imha gücü"

Sistemin harp başlığına ilişkin de bilgi veren Öztekin, toplamda yaklaşık 500 gramlık bir mühimmat yapısına sahip olduğunu belirtti. Öztekin, "Bunun yaklaşık 100 gramı patlayıcı, 280 gramı ise bilya şeklinde tahrip unsurlarından oluşuyor. Bu yapı sayesinde hedef üzerinde yüksek etki oluşturabiliyoruz" dedi.

"HER PLATFORMDAN KULLANILABİLECEK ŞEKİLDE TASARLANDI"

Yeni nesil interceptor dronun yalnızca elde değil, farklı platformlardan da kullanılabileceğini belirten Öztekin, sistemin çok yönlü kullanımına dikkat çekti. Öztekin, "Bu sistem kara araçlarından, deniz platformlarından, hatta küçük bir bot üzerinden bile rahatlıkla kullanılabilir. Aynı zamanda hava platformlarından bırakılabilecek şekilde de tasarlıyoruz" ifadelerini kullandı.

"SERİ ÜRETİM HEDEFİ YÜZ BİNLER"

Üretim süreçlerinde yüksek adetli imalata odaklandıklarını belirten Öztekin, enjeksiyon ve 3D üretim tekniklerini birlikte kullandıklarını söyledi. Öztekin, "Dünyada bu tür sistemler genelde 3D printer ile üretiliyor. Ancak biz seri üretim hedeflediğimiz için enjeksiyon yöntemine geçiyoruz. Tasarımlarımızı buna uygun hale getiriyoruz. Amacımız yüz binler seviyesinde üretim yapmak" diye konuştu.

Kaynak: İHA