Türkiye'de finansal bilinç yükselirken, bu bilincin yatırım davranışlarına aynı hızla yansımadığı ortaya çıktı. Odeabank'ın KONDA Araştırma ve Danışmanlık iş birliğiyle gerçekleştirdiği "Türkiye'nin Finansal Okuryazarlık ve Yatırım Alışkanlıkları Araştırması", vatandaşların finansal konularda bilgi sahibi olmasına rağmen yatırım alışkanlıklarında hâlâ geleneksel reflekslerle hareket ettiğini gösterdi.

Araştırmanın en dikkat çekici sonucu ise finansal okuryazarlık ile yatırım davranışı arasındaki kopukluk oldu.

BİLİYORUZ AMA UYGULAMIYORUZ

Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 40'ı enflasyon ve faiz gibi temel finansal sorulara doğru yanıt verebiliyor. Ancak bu bilgi seviyesi yatırım kararlarına aynı oranda yansımıyor.

Veriler, toplumun yalnızca yüzde 12'sinin finansal bilgi, davranış ve tutum açısından güçlü bir profile sahip olduğunu ortaya koyuyor. Bir başka ifadeyle her 10 kişiden yaklaşık 9'u finansal okuryazarlığın en az bir boyutunda eksiklik yaşıyor.

Araştırmada yüzde 14'lük bir kesimin finansal konularda bilgili olmasına rağmen bu bilgisini yatırım davranışına dönüştüremediği görülüyor.

ALTIN HALÂ "YATIRIM" DEĞİL, GÜVENCE OLARAK GÖRÜLÜYOR

Araştırmanın öne çıkan bir diğer sonucu ise altına ilişkin algı oldu.

Katılımcıların yüzde 35'i altın yatırımı yaptığını belirtirken, yalnızca altına yatırım yapan her 5 kişiden 2'si bunu yatırım olarak görmüyor. Sonuçlar, altının toplum nezdinde kazanç aracı olmaktan çok "güvende hissetme" ve "kötü günler için birikim yapma" refleksiyle ilişkilendirildiğini ortaya koyuyor.

Bu tablo, Türkiye'de yatırım kültürünün hâlâ risk almaktan çok tasarrufu koruma anlayışı üzerine kurulu olduğunu gösteriyor.

MODERN YATIRIM ARAÇLARINA İLGİ SINIRLI

Araştırmada borsa, yatırım fonu ve kripto varlık gibi modern yatırım araçlarının kullanım oranlarının oldukça düşük seviyelerde kaldığı görüldü.

Borsa yatırımı yapanların oranı yüzde 7, yatırım fonu kullananların oranı yüzde 3, kripto varlık sahibi olanların oranı ise yalnızca yüzde 2 olarak ölçüldü.

Katılımcıların yatırım tercihinde yüksek getiri beklentisinden çok güvenilirlik, erişilebilirlik ve düşük risk arayışının belirleyici olduğu dikkat çekti.

KADINLAR VE GENÇLER SAHNEYE ÇIKIYOR

Araştırma, yatırım dünyasında yeni bir dönüşümün de sinyallerini verdi.

Son üç ay içinde yatırım yapmaya başlayanların yüzde 71'ini kadınlar oluştururken, 18-33 yaş grubunun yatırım ekosistemine ilgisinin hızla arttığı görüldü.

Uzmanlar, bu verileri Türkiye'de yatırım kültürünün yeni kuşaklar ve kadın yatırımcılar tarafından yeniden şekillendirilmeye başlandığının göstergesi olarak değerlendiriyor.

"ÖNCE HARCAYALIM, KALIRSA BİRİKTİRELİM"

Araştırmanın ortaya koyduğu en çarpıcı tespitlerden biri ise tasarruf alışkanlıklarında ortaya çıktı.

Genel toplum davranışı hâlâ "önce harcamak, kalanla birikim yapmak" şeklinde ilerliyor. Bu durum, Türkiye'de yatırım kültürünün planlı ve sistematik değil, daha çok şartlara bağlı ve reaktif bir şekilde geliştiğine işaret ediyor.

Finansal bilinç yükselirken yatırım alışkanlıklarının aynı hızda dönüşmemesi, Türkiye'nin finansal okuryazarlık konusunda hâlâ önemli bir mesafe katetmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Muhabir: Aylin Öçsu