Geçtiğimiz aylarda Chiswick’te açılan ve kapısındaki kuyruklarla dikkat çeken Levent Börek Londra, sadece bir yiyecek noktası değil, bir “kültür girişimi” olarak konumlanıyor. Ünlü oyuncular Halit Ergenç ve Uğur Aslan’ın yanı sıra hukukçu Erkan Coşkun ve perakende uzmanı Onur Çokuludağ’ın yer aldığı çok disiplinli bir ortaklık yapısıyla yönetilen marka, 2026 yılına kadar Londra’nın en prestijli noktalarında 4 şubeye ulaşmayı hedefliyor.
Girişimci İzzet Hızlı ile markanın Londra yolculuğunu, İngilizlerin tepkisini ve hedeflerini konuştuk.
Halit Ergenç ve Uğur Aslan’ın projeye dahil olmasını “ünlü etkisi” olarak tanımlamanın yetersiz kalacağını belirten İzzet Hızlı, bu ortaklığın markanın “hikâye anlatıcılığına” katkı sağladığını vurguluyor:
"Levent Börek yalnızca bir yiyecek markası değil, Türkiye’den dünyaya taşınan bir kültür girişimi olarak kurguladık. Bu nedenle ortaklık yapısını da tek bir uzmanlık alanına sıkıştırmak istemedik. Halit Ergenç ve Uğur Aslan markanın kültürel omurgasını ve Türkiye’den çıkan bir değer olarak nasıl temsil edilmesi gerektiğini sahipleniyor. Hukuki ve kurumsal yapılanmayı Erkan Coşkun üstlenirken, mutfak ve perakende operasyonlarının arkasında uzun yıllardır birlikte çalıştığım Onur Çokuludağ var. Farklı disiplinlerden gelen bu yapı, markayı bireysel yaklaşımdan çok ortak bir vizyonla yönetmemizi sağlıyor."

İNGİLİZ PARLAMENTOSU'NDA BÖREK TADIMI
Ortakların operasyonel süreçlerde yer almadığını ama "Levent Börek'in Londra'da nasıl konumlanacağını, Türk mutfağını hangi dil ve duruşla anlatacağı konusunda" ortak bir bakışları olduğuna değinen Hızlı, bu projeyi şöyle nitelendiriyor: "Yüksek sesle pazarlanan bir restoran zincirinden çok, Türkiye’nin gündelik mutfağını dünya sahnesine doğru tonda taşıma girişimi."
Markanın en dikkat çeken adımlarından biri de İngiltere Parlamentosu’nda düzenlenen özel tadım etkinliği oldu. Hızlı, bu stratejiyi şu sözlerle açıklıyor:
“Mutfak kültürümüzü anlatmanın yolu sadece dükkân açmak değil. Parlamentoda milletvekilleri ve karar alıcılara yönelik bir tadım gerçekleştirdik. Bu bir PR etkinliğinden ziyade, Türk mutfağının ulaşılabilir ve modern yüzünü doğru bir bağlamda gösterme çabasıydı.”

HEDEF MAHALLENİN BİR PARÇASI OLMAK
Levent Börek’in Londra’daki lokasyon seçimleri (Chiswick, Fitzrovia, Notting Hill ve Richmond) bilinçli bir stratejinin ürünü. Türk nüfusunun yoğunluğundan ziyade “mahalle kültürüne” odaklandıklarını belirten Hızlı, hedeflerinin “özel günlerde gidilen egzotik bir yer” olmak değil, İngilizlerin sabah kahvesi veya öğle arasında uğradığı bir “lifestyle” markası haline gelmek olduğunu söylüyor: "Yani iddialı bir “zincir” olmak değil; sürdürülebilir bir lifestyle markası olmayı hedefliyoruz."
"BÖREĞİN RUHUNU LONDRA'YA UYARLADIK"
Böreğin geleneksel tadını bozmadan Londra’nın yaşam tarzına adapte ettiklerini belirten girişimci, yerelleşme sürecine dair şu detayları paylaşıyor:
“Birebir bir Türkiye kopyası yaratmak yerine, böreğin ruhunu Londra’ya uyarladık. Yağ oranından porsiyon yapısına, sunumdan menü dengesine kadar bilinçli adaptasyonlar yaptık. Menünün merkezine kahve ve salatayı da yerleştirerek modern bir deneyim sunduk.”
Global pazara açılmak isteyen Türk yatırımcılar için en kritik konunun “sürdürülebilirlik” olduğunu ifade eden İzzet Hızlı, “En büyük zorluk hız değil, standartları korumak. Zor olan her gün, her şubede aynı kaliteyi sunabilmek. Biz hızlı büyümeden çok, güvenilir ve tutarlı bir temsil vizyonuna odaklanıyoruz” diyerek sözlerini noktalıyor.






