GÜNDEM

Türkiye Barolar Birliği'nden mutlak butlana tepki: "Yargı eliyle siyasi alana müdahale kabul edilemez"

Türkiye Barolar Birliği (TBB), Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 38. Olağan Kurultayı ve İstanbul İl Kongresi’ni iptal eden kararına sert tepki gösterdi.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 8 Ekim 2023 tarihli İstanbul İl Kongresi’ni "mutlak butlan" gerekçesiyle geçersiz sayarak sonraki tüm kararları iptal etmesine bir tepki de Türkiye Barolar Birliği'nden (TBB) geldi.

"DEMOKRATİK REKABET ORTAMINI VE ÇOĞULCU DEMOKRASİYİ ETKİLEMEKTEDİR"

Türkiye Barolar Birliği tarafından yapılan açıklamada, mahkemenin karar gerekçesine dikkat çekildi. Devam eden bir ceza yargılamasının sonucu beklenmeksizin, sanki o ceza yargılaması neticelenmiş gibi tespitlerde bulunulduğu belirtilen açıklamada, "Kararın gerekçesinde, devam eden ceza yargılaması sonucu beklenmeksizin bir ceza yargılaması neticesi ulaşılabilecek tespitlere yer verilmesi ve hükmün yerine geçecek tedbir kararı uygulaması ile anılan karar; hukuki bir uyuşmazlığın çözümü olmanın ötesinde, yargı eliyle siyasi alana doğrudan bir müdahale görüntüsü ortaya çıkarmıştır" denildi.

TBB, bu hamlenin kamuoyunda adalet mekanizmasına yönelik güveni zedelediğini belirterek şu ifadelere yer verdi:

"Adalet mekanizmasının bu şekilde araçsallaştırılmasına dair toplumsal bir algının oluşması bir hukuk devletinde kabul edilemez. Zira söz konusu karar, yalnızca bir siyasi partinin yönetimini, delegelerini ve ona gönül veren seçmenlerini değil; en genel anlamıyla demokratik rekabet ortamını ve siyasi partiler aracılığıyla sürdürülen çoğulcu demokrasiyi esastan etkilemektedir."

"ANAYASAL SİSTEMİMİZİN ÖZÜNE ZARAR VERİR"

Kararın sadece CHP’nin iç işleyişini ilgilendirmediğinin altını çizen birlik, bu tür yargısal tasarrufların ülkedeki genel demokratik rekabet ortamını sakatladığını vurguladı. Açıklamada, söz konusu iptal kararının yalnızca bir siyasi partinin yönetimini, delegelerini ve ona gönül veren seçmenlerini değil; en genel anlamıyla demokratik rekabet ortamını ve siyasi partiler aracılığıyla sürdürülen çoğulcu demokrasiyi esastan etkilediği ifade edildi:

"Unutulmamalıdır ki; çoğulcu demokratik düzenin yaşatılabilmesi, parti içi demokrasinin varlığı kadar, siyasi partiler arasındaki mücadelenin de dış müdahalelerden uzak, demokratik esaslara ve serbest rekabet ilkelerine uygun biçimde işlemesini zorunlu kılar. Yargısal tasarrufların, bu serbest rekabet alanını şekillendirecek bir işlev görmesi, anayasal sistemimizin özüne zarar verir."

"TÜM GELİŞMELERİ BÜYÜK BİR HASSASİYETLE TAKİP EDİYORUZ"

Açıklamanın sonunda, Türkiye Barolar Birliği olarak hukukun üstünlüğünü ve demokratik anayasal düzeni koruma sorumluluğu gereğince, süreçle ilgili yaşanacak tüm gelişmeleri büyük bir hassasiyetle takip edecekleri ve kamuoyunu bilgilendirmeye devam edecekleri aktarıldı.

"Türkiye Barolar Birliği olarak, hukukun üstünlüğünü ve demokratik anayasal düzeni koruma sorumluluğumuz gereğince yaşanacak tüm gelişmeleri büyük bir hassasiyetle takip ettiğimizi kamuoyunun bilgisine saygıyla sunarız."