Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan ve Mısır’ı kapsayan resmi ziyaretine eşlik eden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin enerji piyasasında dengeleri değiştirecek dev bir iş birliğine imza attı. Suudi Arabistan Enerji Bakanı Abdulaziz bin Selman Al-Suud ile imzalanan hükümetlerarası yenilenebilir enerji anlaşması, sadece yatırım büyüklüğüyle değil, sağladığı maliyet avantajıyla da dikkat çekiyor. Bakan Bayraktar, toplamda 5 bin megavatlık bir kapasiteyi hedefleyen projenin ilk fazının 2 milyar dolarlık bir yatırımı temsil ettiğini belirterek, bu anlaşmanın Türkiye’nin bugüne kadar gördüğü en düşük elektrik alım fiyatını garantilediğini müjdeledi.

TARİHİ DÜŞÜK FİYATLARLA 25 YILLIK GARANTİ

Anlaşma kapsamında hayata geçirilecek projeler, Türkiye’nin enerji ithalatına olan bağımlılığını azaltırken tüketiciler için de daha uygun maliyetli bir sürecin önünü açıyor. Bakan Bayraktar, Karaman Taşeli projesinden elektriğin kilovat saat başına 1,995 euro/cent, Sivas projesinden ise 2,3415 euro/cent bedelle 25 yıl boyunca satın alınacağını açıkladı. Bu rekor düşük fiyatlar, projenin sürdürülebilirliği ve Türkiye’nin enerji arz güvenliği açısından devrim niteliğinde bir kazanım olarak değerlendiriliyor. Yatırımın büyük bir kısmının doğrudan dış finansmanla karşılanacak olması ve projede yüzde 50 oranında yerlileştirme hedefi, milli ekonomi üzerindeki olumlu etkisini de pekiştiriyor.

2 MİLYONUN ÜZERİNDE HANEYE GÜNEŞTEN GELEN ENERJİ

Türkiye’nin 2035 yılına kadar rüzgar ve güneşte 120 bin megavat kurulu güce ulaşma vizyonunun en somut adımlarından biri olan bu proje, doğrudan 2,1 milyon hanenin elektrik ihtiyacını karşılayabilecek kapasitede olacak. Sivas ve Karaman Taşeli bölgelerinde biner megavatlık dev güneş parklarının kurulmasını içeren ilk fazın, 2027 yılında temelinin atılması bekleniyor. 2027 sonunda ilk üretimin başlaması, projenin tamamının ise 2028-2029 yıllarında devreye alınması planlanıyor. Bu stratejik hamle, Türkiye’nin her yıl ihtiyaç duyduğu 8-9 bin megavatlık yeni kapasite artışına da kritik bir katkı sunacak.

BU ANLAŞMA TÜRKİYE İÇİN NE ANLAMA GELİYOR?

Türkiye ile Suudi Arabistan arasında imzalanan bu dev iş birliği, sadece bir enerji yatırımı olmanın ötesinde ülke ekonomisi ve stratejik hedefler için çok kritik kazanımlar barındırıyor. Her şeyden önce, kilovat saat başına 2 euro/cent seviyelerinin altına inen fiyatlar, dünya standartlarının bile altında bir maliyet anlamına gelerek Türkiye’nin enerji sepetindeki ortalama maliyeti aşağı çekecek bir etki yaratıyor. Bu durum, 25 yıl gibi uzun bir süre boyunca elektrik maliyetlerinin öngörülebilir ve düşük kalmasını sağlayarak hem sanayicinin küresel rekabet gücünü artıracak hem de genel ekonomi üzerindeki enerji kaynaklı maliyet baskısını hafifletecektir.

Bunun yanı sıra proje, Türkiye’nin enerji ithalatı faturasını düşürme noktasında stratejik bir kalkan görevi üstleniyor. Sivas ve Taşeli’nin güneş potansiyelinin bu denli yüksek bir kapasiteyle devreye alınması, yıllık milyonlarca metreküp doğalgaz ithalatının önüne geçerek cari açığın kapanmasına doğrudan katkı sunacaktır. Projede hedeflenen yüzde 50 yerlilik oranı ise yerli sanayicinin bu dev ekosisteme dahil edilmesini sağlayarak Türkiye’nin yenilenebilir enerji teknolojilerinde bir üretim üssü olma vizyonunu perçinleyecektir. Son olarak, 2 milyar dolarlık dış finansmanın doğrudan Türkiye’ye yönelmesi, uluslararası sermayenin Türkiye’nin uzun vadeli enerji politikalarına ve ekonomik potansiyeline duyduğu güvenin en net göstergelerinden biri olarak kabul ediliyor.

Kaynak: Kanal 6 Haber