Meclis'e sunulan anlaşma metnine göre, ana konferans öncesi 3-8 Kasım 2026 tarihleri arasında yapılacak olan resmi hazırlık toplantıları için gereken tüm tesis, donanım, mekân ve operasyonel hizmetler Türkiye tarafından ücretsiz olarak tahsis edilecek. Küresel iklim politikalarına yön verecek asıl etkinlik olan COP31 ana konferansı ise 9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya'da gerçekleştirilecek. Dev organizasyona, 196 ülkeden devlet başkanları, bakanlar, diplomatlar, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşu (STK) temsilcilerinden oluşan yaklaşık 80 bini aşkın kişinin katılım sağlaması bekleniyor.

DİPLOMATİK MUAFİYET VE VİZE KOLAYLIĞI

Söz konusu sözleşme, etkinliğin yalnızca teknik boyutunu değil, uluslararası hukuka dayalı bürokratik esnekliklerini de düzenliyor. Anlaşma çerçevesinde konferansa katılacak taraf ve gözlemci devlet temsilcilerine, BM ile bağlı ihtisas kuruluşlarının yetkililerine ve diğer resmi katılımcılara diplomatik ayrıcalık ve muafiyetler tanınacak. Bu kapsamda, heyetlerin Türkiye'ye girişleri ve vize işlemleri büyük ölçüde kolaylaştırılacak.

ÜST DÜZEY ÇEVRE STANDARTLARI UYGULANACAK

TBMM'ye sunulan yasa teklifinin resmi gerekçesinde, organizasyonun ruhuna uygun olarak çevre hassasiyetinin en üst düzeyde tutulacağı vurgulandı. Etkinlik süresince olası olumsuz iklim ve çevre etkilerinin en aza indirilmesi hedeflenirken, sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda çevre yönetim standartlarının harfiyen uygulanacağı ifade edildi.

Resmi gerekçede ayrıca şu ifadelere yer verildi:

"Bahse konu Anlaşma ile COP31 kapsamındaki uluslararası konferansların ve toplantıların düzenli ve etkin bir biçimde gerçekleştirilebilmesi için gerekli idari, lojistik, hukuki ve mali çerçeve belirlenmiş olmakta, söz konusu toplantılara katılacak temsilciler, uluslararası kuruluş yetkilileri ve diğer katılımcılar için gerekli ayrıcalık ve muafiyetler güvence altına alınmaktadır."

Muhabir: Batuhan Börcan