Çocukluk masumiyetinin yerini soğuk suç kayıtlarının aldığı karanlık bir tabloyla karşı karşıyayız. Adalet Bakanlığı ve TÜİK verileri, son 10 yılda suça sürüklenen çocuk sayısının yüzde 17,47 arttığını gösteriyor. Ancak rakamların ötesinde, bu artışın arkasındaki sosyolojik değişim ve çeteleşme kültürü, tehlikenin boyutunu gözler önüne seriyor.
RAKAMLAR NE SÖYLÜYOR? "PANDEMİ BİTTİ, SUÇ PATLADI"
Verilere göre, Türkiye'de yaşayan her 4 kişiden biri çocuk (0-17 yaş). Ancak bu genç nüfusun önemli bir kısmı suç bataklığının kıyısında.
-
Zirve Yılı 2024: Suça sürüklenen çocuk sayısı 2024 yılında tarihi bir rekorla 188 bin 926'ya ulaştı.
-
2025 Tablosu: 2025 yılında küçük bir düşüşle sayı 186 bin 256 oldu.
-
En Çok İşlenen Suçlar: Kasten yaralama, hırsızlık, hakaret ve mala zarar verme listenin başında.
"ÇOCUKLARIMIZI KORUYAN YASALAR, ÇETELERİN SİLAHI OLDU"
Avukat Cemalettin Gürler, sistemdeki en büyük çelişkiyi "Ceza Hukuku Paradoksu" olarak tanımlıyor.
Gürler, çocukları topluma kazandırmak için uygulanan yasal indirimlerin, suç örgütleri tarafından istismar edildiğini şu çarpıcı sözlerle anlatıyor:
"Çocuklarımızı suçtan korumak için getirilen hükümler, suç örgütlerinin elinde suçluyu koruyan birer 'zırh' oldu. Çeteler, cezası az olduğu için çocukları tetikçi veya piyon olarak sahaya sürüyor."
Gürler'in verdiği bir örnek ise durumun vahametini kanıtlar nitelikte: "18 yaşına girmesine 4 ay kalan bir çocuk, pompalı tüfekle bir evi basıp babayı öldürüyor. Neden? Sadece 4 ay sonra yapsa müebbet alacak, şimdi ise 5 yıl yatıp çıkacak. Ailesi de 'Aslanlar gibi yatar' diye paylaşım yapıyor."
O KIYAFETLER MODA DEĞİL: "DELİL KARARTMA YÖNTEMİ"
Sokaklarda sıkça gördüğümüz, birbirine benzeyen saç tıraşları ve kıyafetlerin ardında yatan gerçek ise tüyler ürpertici. Avukat Gürler, bunun bir "sokak modası" olmadığını, bilinçli bir taktik olduğunu vurguluyor:
-
Tek Tip Görüntü: Yanları kazıtılmış saçlar, şişme montlar, bol eşofmanlar...
-
Amaç: Bir olay anında kamera kayıtlarından veya görgü tanıklarından kaçmak.
-
Gürler Uyarıyor: "Arkadadan baktığınızda hepsi birbirine benziyor. Bu bir delil karartma yöntemidir. O bölgede aynı kıyafeti giyen 500 çocuk olduğunda, faili tespit etmek imkansızlaşıyor."
"POLİS YAKALASIN, HAKİM TUTUKLASIN" ÇÖZÜM DEĞİL
Peki çözüm ne? Sadece polisiye tedbirlerin yetersiz kaldığını belirten uzmanlar, sorunun kökenine inilmesi gerektiği görüşünde. Televizyon dizilerinde ve sosyal medyada "mafya" kültürünün özendirilmesi, kolay para kazanma hırsı ve "cezasızlık algısı" çocukları zehirliyor.
Çözüm Reçetesi:
-
Çocuklara umut vadeden sosyal alanların açılması.
-
Aile bağlarının güçlendirilmesi.
-
Islah evlerinin, gerçekten "ıslah edici" hale getirilmesi.
Gürler'in son uyarısı ise toplumun tamamına: "Bu hasarı tamir etmemiz en az 10-20 yılımızı alacak. Ama önce sorunun adını doğru koymalıyız."