YEREL HABERLER

'Tuzcular Aralığı'nın son bekçisi: 72 yıllık dede mirasını tek başına sırtlıyor

Yozgat'ın Yerköy ilçesinde, bir zamanlar adını verdiği sokakta onlarca esnafın yaptığı kaya tuzculuğu mesleği, artık tarihin tozlu raflarına karışmak üzere. 70 yaşındaki Mustafa Uslu, dedesinin 1954 yılında kurduğu tezgahı, fabrikasyon üretime inat tek başına ayakta tutmaya çalışıyor.

Teknolojinin gelişmesi ve fabrikasyon üretimin yaygınlaşması, pek çok el sanatını olduğu gibi geleneksel kaya tuzculuğunu da vurdu. Yerköy'de bir dönem "Tuzcular Aralığı" olarak bilinen ve çekiç seslerinin yankılandığı sokakta, artık sadece Mustafa Uslu'nun değirmeni dönüyor. Sekili bölgesindeki tuz ocaklarından gelen doğal kaya tuzlarını işleyen emektar usta, dedesinden devraldığı bayrağı taşıyan son isim.

1954'TEN BERİ DÖNEN ÇARK

Dedesi tarafından 1954 yılında başlatılan mesleği çocukluğundan beri sürdüren Mustafa Uslu, iş yerine sadece bir ekmek teknesi değil, bir aile mirası olarak bakıyor.

Mesleğin son demlerini yaşadığını hüzünle anlatan Uslu, "Dedem 1954'te Yerköy'e gelip bu işe başlamış. O gün bugündür bu dükkanda tuz öğütüyoruz. Tam 72 yıldır bu ocak tütüyor. Ama artık meslek körelmek üzere. Fabrikasyon üretim her şeyi bitirdi. Üzülerek söylüyorum ki, bu dükkan benden sonra kapanır, açık tutacak kimse kalmadı" diyerek yaşadığı burukluğu dile getirdi.

TELEVİZYONDAKİ UZMANLAR SATIŞLARI CANLANDIRDI

Geleneksel yöntemlerle çalışmaya devam eden Uslu, tuzu müşterinin isteğine göre hazırlıyor. Kimi zaman turşuluk iri tuz, kimi zaman yemeklik ince tuz...

Son yıllarda doğal beslenmeye olan ilginin artmasıyla işlerinde bir kıpırdanma olduğunu belirten Uslu, şunları söyledi:

"Televizyonlarda uzmanlar kaya tuzunun faydalarını anlattıkça halkımız tekrar doğala yöneldi. Talep son zamanlarda arttı. Biz Sekili'nin o meşhur kaya tuzunu getirip burada öğütüyoruz. Yağ tuzu, katık tuzu, turşu tuzu... Vatandaş ne için kullanacaksa ona göre inceliğini ayarlayıp poşetleyip veriyoruz."

DOĞALLIKTAN VAZGEÇMİYOR

Mustafa Uslu, ilerleyen yaşına rağmen her sabah dükkanını açıp, taş değirmeninde tuzu işlemeye devam ediyor. O, Yerköy'de sadece tuz satmıyor; aynı zamanda kaybolmaya yüz tutmuş bir kültürün son temsilcisi olarak zamana direniyor.