Türkiye'de milyonlarca üniversite öğrencisini ve iş dünyasını yakından ilgilendiren "Yükseköğretimde Uygulamalı Eğitimler Çerçeve Yönetmeliği" Resmi Gazete'de yayımlanarak bugün itibarıyla yürürlüğe girdi. Düzenleme, diploması olan ancak iş tecrübesi bulunmayan mezun sorununu çözmeyi ve gençlerin istihdam edilebilirliğini artırmayı hedefliyor.
KLASİK STAJDAN FARKLI
Yeni sistemin merkezinde "İşletmede Mesleki Eğitim" modeli yer alıyor. Bu model, bilinen kısa dönemli ve genellikle gözleme dayalı yaz stajlarından tamamen farklı bir yapıya sahip. YÖK tarafından belirlenecek programlarda okuyan öğrenciler, eğitimlerinin en az bir tam dönemini fiilen bir işletmede geçirecek. Bu süreçte öğrenciler sadece izleyici konumunda olmayacak; bilgi, beceri ve yetkinliklerini profesyonel bir iş ortamında, gerçek iş süreçlerinin bizzat içinde yer alarak geliştirecekler.
AVRUPA STANDARTLARINDA OLACAK
Düzenlemenin kâğıt üzerinde kalmaması ve amacından sapmaması için de bir dizi tedbir alındı. Öncelikle eğitimler, Avrupa Yükseköğretim Alanı standartlarıyla (TYYÇ) tam uyumlu hale getirilecek ve öğrencilerin kazanımları uluslararası düzeyde tescillenecek. En önemli endişelerden biri olan öğrencilerin ucuz iş gücü olarak görülüp "angarya" işlerde çalıştırılmasının önüne geçilmesi için ise sıkı bir denetim mekanizması kuruluyor. YÖK ve üniversiteler bünyesinde oluşturulacak özel komisyonlar, eğitimlerin planlanmasından ve denetlenmesinden sorumlu olacak.
HEM ÖĞRENCİ HEM ÇALIŞAN STATÜSÜ
Yeni dönemde öğrencilerin hukuki statüsü de netleştirildi. İşletmelerde uygulamalı eğitim gören gençler, sahada bulundukları süre boyunca akademik "öğrenci" statülerini korumaya devam edecekler. Ancak aynı zamanda, çalıştıkları işletmenin mesai saatlerine ve iş yeri kurallarına uymakla da yükümlü olacaklar. Öğrencinin görev tanımı, iş sağlığı ve güvenliği gibi hakları, üniversite ile işveren arasında yapılacak resmi sözleşmelerle yasal güvence altına alınacak.





