Üretici sevgi ihtiyacı

İnsanoğlu, sevmek üzere doğuyor, ama sevgiyi öğrenene kadar da bir türlü sevemiyor. Sevmeyi öğrenmek, ahlak ilkelerine ayrılmaz şekilde bağlıdır. Mutsuzluğunun temelinde sevgi eksikliği vardır.

*Görsel yazının içeriğine göre yapay zeka tarafından oluşturulmuştur

Mutsuz insan sevememiştir veya sevgiyi almayı başaramamıştır. İnsan hayatı, yaşamak, sevmek, öğrenmek ve dünyadan bir iz bırakarak ayrılma üzerine kurulmuştur. Sevgi, yalnızca amacımız değil, aynı zamanda amacımıza ulaşmak için kullandığımız bir yöntemdir. Sevgisiz olduğumuz zaman, düşük bilinç seviyesinde yaşamış oluruz. Düşük bilinç seviyesinde olan insanlara yardım etmenin en iyi yolu da, onların kendi üzerlerinde çalışmaları için yardımcı olmaktır.

İnsanlığımız duygularımızdan, özellikle sevme kapasitemizden belli oluyor. “İnsan acı duyabiliyorsa canlıdır, başkasının acısını duyabiliyorsa insandır.” Diyor Lev Tolstoy.

Sevme gücünü artıran kişi, sevgisi arttıkça kendini daha çok insana ve olaya açabilir. İnsanlardan ve olaylardan korkmak yerine, yeni arkadaşlar bulmaya başlar. Önyargıdan uzak, açık ve rahat biçimde yaşar. Sevme kapasitesini artıran kişi, önceden sorun olarak görünen birçok duruma kolay ve güzel çözümler bulur. Onlara bir şeyler öğretecek olan kişiler şimdi hayatlarına girmeye başlar. Algıları günden güne artar. Bilincinin artmasıyla birlikte yaşadığı dünyaya güzellik ve huzur getirir. Mükemmel bir dünyada yaşadığını hisseder.

Her halükârda, sağlığımız ve mutluluğumuz için kendimizi ve diğer insanları sevmeyi alışkanlık haline getirmeliyiz. Bernie Siegel diyor ki: "Hastalarıma, immünoglobulinlerinin kan seviyelerini veya öldürücü T hücrelerini artırmalarını söyleseydim, kimse nasıl yapılacağını bilmezdi. Ama onlara kendilerini ve başkalarını sevmelerini öğretirsem, bu değişimler kendiliğinden gerçekleşir."

Akıl sağlığımız, bir insanla, bir grupla, bir kuruluşla, dünyayla, Yüce Yaratanla bir olmaya bağlıdır. İnsanın evren ile bütünleşmesini sağlayan tek bir duygu vardır. O da sevgidir. Sevgi insanın kendi dışında bir şey veya birisiyle kendi bütünlüğünü koruyarak birleşmesidir.

İnsanların çoğu sevgisini gösteremiyor. Çoğu entelektüelin beyni dolu fakat kalbi boştur. David Hawkins bu noktayı şu sözlerle son derece güzel açıklıyor: ”Ünlü profesörlerin bile bilinç seviyesi normal değer olan 200’ün altındadır. Sevginin bilinç düzeyi 500 olduğuna göre sevgi noktasından çok uzaktadırlar. Bu yüzden insanların kalplerine dokunamıyor ve sevgilerini gösteremiyorlar.”

Erich Fromm’a göre, üretici sevgide, ilgi duyma, sorumluluk, saygı ve bilme vardır. Seven kişi sevdiği insanla ilgilenir, onun gelişmesi ve mutluluğuna ilgi duyar. Seyirci kalmaz. Onun için sorumluluk duyar ve ihtiyaçlarına karşılık verir. Ona saygı duyar. Onun hakkında bigi sahibi olur. “Anlamak sevmektir “deyişi önemli bir gerçeği vurgulamaktadır.

Bir kimseyi gerçekten seven, herkesi sever, dünyayı sever ve yaşamayı sever. “Seni seviyorum” ifadesi, sende herkesi seviyorum, seninle bütün evreni seviyorum, sende kendimi seviyorum” demektir. Bir kişiyi gerçekten sevmek, onun kişiliğinde tüm dünyayı sevmek demektir.

Sevme, bencilliğin karşıtıdır. Bencil insan, başkalarını sevemez ama kendisini de çok sevemez. Bencillik, kişinin kendisini sevememesinden kaynaklanır. Aslında kendisinden nefret eder. Böyle bir insan boşluk ve sıkıntı içine düşer. Sevgi yalnız belli bir insana bağlılık değildir. Başkalarını sevebilen herkeste, kendine karşı da bir sevgi vardır.

Eğer tek bir insanı seviyorsam ve bu insana karşı duyduğum sevgi, beni öteki insanlardan uzaklaştırıyorsa onu sevmiyorum demektir. Kişi yalnız bir insanı seviyor, başka her şeye karşı ilgisiz kalıyorsa, sevgisi sevgi değil, genişletilmiş bencilliktir. Eğer birini gerçekten seviyorsa, evreni, hayatı, her şeyi seviyor demektir. “Seni seviyorum” diyebiliyorsam, bu, “Sende bütün insanlığı, bir anlamda canlı olan her şeyi ve yine sende kendimi seviyorum” demektir (Fromm, 1980, s. 54).

"Sevdiğimiz zaman evrenin bir parçası oluruz." diyor Paulo Coelho, Simyacı romanında.

Dünyayı söylediklerimiz ya da yaptıklarımızla değil, ne olduğumuzun bir sonucu bir olarak değiştiririz. Kendi bilincimizdeki en küçük bir artış bile, dünyanın geneline fayda sağlar. Sevgi o kadar güçlüdür ki gün içinde tek bir sevgi dolu düşünce bile tüm olumsuzlukları yok eder.

Dünyayı söylediklerimiz ya da yaptıklarımızla değil, ne olduğumuzun bir sonucu bir olarak değiştiririz. Kendi bilincimizdeki en küçük bir artış bile, dünyanın geneline fayda sağlar. Sevgi o kadar güçlüdür ki gün içinde tek bir sevgi dolu düşünce bile tüm olumsuzlukları yok eder.

Gerçek sevgi üreticidir. Üretici sevgide, ilgi duyma, saygı, sorumluluk ve bilme vardır. Eğer kişi seviyorsa, ilgilenir, yani karşısındaki insanın gelişmesine ve mutluluğuna seyirci kalmaz, yardımcı olur. Sevdiği kişinin belirttiği veya belirtmediği ihtiyaçlarına karşılık verir. Ona saygı duyar, yani onu olduğu gibi, tarafsız olarak, kendi korku ve isteklerine kapılmadan görür. Onu bilir. Onun yüzeyinden varlığının köküne kadar iner.

Üretici sevgide, iki kişinin birlikteliğinden yepyeni bir enerji doğar. Birbirini seven insanlar, beraber yaşadıkları zaman daha önce yaşanılanların ötesinde hayatlarına bir zenginlik katarlar. Seven bir insan, sevilenin amaçlarının gerçekleşmesine yardım eder. Onun akla uygun amaçlarını engellemeye kalkmaz. Sevilen için bir acı ve ıstırap kaynağı olmaz. Onun mutluluğunu artırmak için bir takım üretici faaliyetlerin içine girer.

Sevgisiz bir hayat, beyin ölümü gerçekleşmiş bir hasta gibi duygusuz yaşamaktır. Sevgi, insanlığa verilmiş bu özel duygudur.

Bilge Yunus Emre ne güzel söylüyor:

“Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım
Sevelim sevilelim, dünya kimseye kalmaz”

Unutmayalım. “Kişi, sevdiği sürece kendini gerçekleştirebilir ve potansiyelini harekete geçirebilir.”

FAYDALANILAN KAYNAKLAR

FROMM, Erich. Sevme Sanatı, çev. Yurdanur Salman, De yayınları, İstanbul, 1980
HAWKINS, David R., Güce Karşı Kuvvet, Çev. Aybike Haydaroğlu, Butik Yay., İstanbul, 2019.
HAWKINS David R. Açıklamalı Bilinç Haritası, Çev. Ayhan Semih Koç, Butik Yayıncılık, İstanbul, 2020.
KEYES, Ken, Yüksek Bilinç Kılavuzu, Çev. Birol Çetinkaya, Akaşa Yayınları, İstanbul,1991.
ÖZKAN, Zülfikar. Beynin Mutluluğa Ayarlanması, Pozitif Yayınları, İstanbul, 2021.