EKONOMİ

Uzayda ilaç üretmek mi? Trilyon dolarlık yeni endüstri doğuyor

Morgan Stanley’nin 2040 yılına kadar 1 trilyon doları aşmasını beklediği bu yeni pazarda, şimdiden mikro laboratuvarlar kuruldu ve FDA onaylı ilk başarılar elde edildi.

Uzay ekonomisine yönelik ilgi her geçen gün katlanarak artarken, küresel ilaç devleri de geleceğin sağlık teknolojilerini şekillendirmek adına rotayı yörünge dışına çevirdi. Sektör temsilcileri, sıfır yerçekimli ortamın sunduğu benzersiz avantajlardan yararlanarak çok daha kaliteli ve etkili ilaçlar geliştirmek için SpaceX öncülüğünde büyüyen yeni yatırım pazarına giriş yapmaya hazırlanıyor.

Uluslararası finans kuruluşu Morgan Stanley’nin projeksiyonlarına göre, uzay ekonomisinin 2040 yılına kadar 1 trilyon dolarlık büyüklüğü aşması beklenirken, bu süreçte en radikal ve büyük dönüşümün sağlık sektöründe yaşanacağı öngörülüyor.

Yarı iletkenler ve fiber optik gibi teknolojik alanlar da bu ekosistemden payını alacak olsa da uzayda yapılacak Ar-Ge çalışmalarının ilaç endüstrisine devrim niteliğinde katkılar sağlayacağına kesin gözüyle bakılıyor.

MİKRO LABORATUVARLAR YÖRÜNGEDE MEVZiLENDİ

Yıllardır yörüngede biyobaskı teknolojileri üzerinde Ar-Ge faaliyetleri yürüten Redwire şirketi, geçen yıl uzayda geliştirilen ilaçları ticarileştirmek amacıyla SpaceMD adıyla yeni bir marka kurdu.

Şirket, uzay ortamındaki en büyük potansiyeli ilaçların insan vücuduna uygulanma biçimlerini kökten geliştirmekte görüyor. SpaceMD CEO'su John Vellinger, şu an için ellerindeki en başarılı teknolojinin, yeni nesil ilaç formülasyon sistemi olarak adlandırılan PIL-BOX olduğunu belirtiyor.

Sektörün küresel aktörleri Eli Lilly ve Bristol Myers Squibb gibi ilaç devleriyle stratejik iş birliklerine imza atan şirket, şimdiye kadar yörüngede protein kristalleştirme işlemleri gerçekleştiren 54 mikro laboratuvarı uzaya gönderdi ve burada 37 farklı ilaç bileşiğini test etmeyi başardı.

SIFIR YERÇEKİMİ KANSER TEDAVİSİNDE ÇIĞIR AÇTI

Dünya üzerindeki yerçekimi kuvveti, ilaçların kimyasal formülasyonlarını ve moleküler yapılarını doğrudan etkilerken, uzaydaki yerçekimsiz ortamda çok daha homojen, saf ve kararlı kristaller elde edilebiliyor. Bu durum ilaçların hastalara çok daha kolay uygulanmasının önünü açıyor.

Aynı zamanda yapısal olarak daha kararlı hale gelen formülasyonlar, derin dondurucu taşımacılığı gibi yüksek maliyetli depolama ve lojistik ihtiyaçlarını da ciddi oranda azaltarak şirketlerin kâr marjlarını doğrudan olumlu etkiliyor. Uzayda ilaç geliştirme süreçlerinin miladı ise Merck firmasının 2014 yılında Uluslararası Uzay İstasyonu'nda başlattığı deneylere dayanıyor.

Şirket, dünyanın en çok satan kanser ilaçlarından biri olan Keytruda'nın yerçekimsiz ortamdaki davranışlarını inceleyerek çok daha kararlı formülasyonlar elde etmeyi başardı. Uzayda ulaşılan bu başarılı sonuçları Dünya laboratuvarlarında yeniden üretmeyi başaran Merck’in geliştirdiği yeni uygulama yöntemi, geride bıraktığımız 2025 yılında FDA tarafından da resmen onaylanarak tıp dünyasına kazandırıldı.

MİLYON DOLARLIK KAPSÜLLER VE LOJİSTİK ENGELLER

Yeniden kullanılabilir kapsüller vasıtasıyla yörüngede üretim gerçekleştiren girişimlerden Varda Space Industries'in kurucu ortaklarından Delian Asparouhov, ilaçlardaki aktif bileşenlerin gram başına çok yüksek maddi değere sahip olduğunu, bu nedenle mikro ölçekteki küçük miktarlarda üretimin bile şirketler için çok önemli ekonomik getiriler sağladığını vurguluyor.

Ancak uzaya erişim maliyetleri her geçen gün düşse de üretilen hassas maddelerin Dünya'ya güvenli bir şekilde geri getirilmesi halen oldukça pahalı ve sınırlı imkanlarla gerçekleştirilebiliyor. Diğer taraftan, birkaç yıl içinde emekliye ayrılması planlanan Uluslararası Uzay İstasyonu'na olan bağımlılık da sektörün geleceği açısından ciddi bir risk unsuru olarak değerlendiriliyor.

Küresel ölçekteki düzenleyici yasal süreçler de ticari faaliyetlerin önünde büyük bir engel oluştururken, İngiltere bu konuda elini çabuk tutarak uzayda üretilen ilaçların tescili ve kullanımına yönelik resmi bir yol haritasını şimdiden hazırlayan ilk ülke oldu.

GELECEĞİN İLK UZAY SANAYİ ŞEHRİ KURULUYOR

Uzay biyoteknolojisinin geleceğine yönelik senaryolarda uzmanlar iki farklı görüşe ayrılıyor. Bazı otoriteler, uzayda büyük ölçekli ve kitlesel bir üretimin lojistik maliyetler nedeniyle rasyonel olmadığını, bu yüzden asıl hedefin küçük miktarlarda araştırma üretimi yapıp yörüngede elde edilen formül şifrelerini Dünya'da çoğaltmak olması gerektiğini savunuyor.

Buna karşılık SpaceMD, geleneksel laboratuvar yöntemleriyle Dünya'da geliştirilmesi neredeyse imkansız olan kritik ilaç adaylarını doğrudan uzay ortamında olgunlaştırmayı hedefliyor. Varda Space Industries ise uçuş frekansını hızla artırarak tamamen yeniden kullanılabilir sistemlere geçiş yapmayı planlıyor.

Şirketin uzun vadeli vizyonu ise yörüngede kesintisiz ve sürekli üretim yapacak otonom tesisler kurmak ve gelecekte insanlığın ilk 'uzay sanayi şehrini' inşa ederek ilaç üretiminde yeni bir çağ başlatmak.