Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu, beklentiler doğrultusunda bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37 seviyesinde sabit bıraktı. Ekonomistler, bankanın yaz aylarında mevcut politika duruşunda önemli bir değişikliğe gitmeyerek "bekle-gör" yaklaşımını sürdüreceğini öngörüyor. Uzmanlara göre, küresel koşullarda yaşanabilecek olası bir iyileşme durumunda Merkez Bankasının atacağı ilk adım, geçici sıkılaşmayı sona erdirip fonlama maliyetini yeniden yüzde 37 seviyesine çekmek olacak.
TCMB'DEN ENFLASYON VE İÇ TALEP MESAJI
TCMB tarafından faiz oranlarına ilişkin yapılan resmi duyuruda, nisan ayında özellikle enerji fiyatlarının da etkisiyle artış gösteren enflasyonun ana eğiliminin, mayıs ayında bir miktar gerilediğine dikkat çekildi. Karar metninde, yılın ilk çeyreğine ait verilerin iktisadi faaliyetteki yavaşlamanın devam ettiğini gösterdiği belirtilirken, öncü verilerin de iç talepteki zayıf seyrin sürdüğüne işaret ettiği vurgulandı.
BÜRÜMCEKÇİ: TEMKİNLİ DURUŞ KORUNACAK VE İNDİRİM ALANI SINIRLI
AA Finans analisti ve ekonomist Haluk Bürümcekçi, Para Politikası Kurulunun makroihtiyati çerçeve ve likiditeye yönelik mesajlarının değişmediğini, bu alanlarda temkinli duruşun korunmaya devam edileceğini ifade etti. Karar öncesi anketlerde piyasa beklentisinin faizin değişmeyeceği yönünde olduğunu ve sadece sınırlı sayıda ekonomistin artırım beklediğini hatırlatan Bürümcekçi, TCMB'nin risklere karşı koridor üst sınırı genişliğini asimetrik olarak yüksek tutmaya devam ettiğini ve bu adımın Türk lirası açısından nötr bir gelişme olduğunu dile getirdi.
İç talepteki zayıf seyrin dezenflasyon sürecini desteklediği mesajının verildiğini söyleyen Bürümcekçi, ilk iki çeyrekte ekonomik aktivitede yavaşlama görülmesi ve kredi büyüme sınırlarının aşağı yönlü güncellenmesi gibi faktörlerin, mevcut sıkı finansal koşulların korunarak geçici sıkılaşma adımlarının süreceği senaryosunu güçlendirdiğini aktardı.
Bürümcekçi ayrıca, yılın kalan döneminde TCMB'nin daha olumlu senaryolarda bile faiz indirim alanının oldukça sınırlı olduğunu, küresel koşullarda iyileşme görülmesi halinde ise ilk adımın fonlama maliyetini yüzde 37'ye çekmek şeklinde atılacağını belirterek yıl sonu politika faizi medyan beklentisinin yüzde 34,75 seviyelerinde olduğuna işaret etti.
GÖZGÖR: EYLÜL AYINDA FAİZ İNDİRİM DÖNGÜSÜ BAŞLAYABİLİR
Kuveyt Türk Yatırım Araştırma Direktörü Kutay Gözgör ise karar metninin para politikasında "temkinli şahin" duruşun korunduğunu gösterdiğini ifade etti. Kurulun mayıs ayındaki iyileşmeyi kabul etmesine rağmen enerji fiyatlarındaki oynaklık ve Orta Doğu kaynaklı jeopolitik risklerin oluşturduğu baskıya dikkat çektiğini belirten Gözgör, uygulanan sıkı para politikasının talep tarafında etkili olmaya başladığının teyit edildiğini vurguladı.
TCMB'nin erken gevşeme konusunda ihtiyatlı davrandığına ve enflasyonda kalıcı bozulma olması durumunda sıkılaştırma yapılacağı ifadesinin korunduğuna dikkat çeken Gözgör, piyasa beklentileriyle uyumlu bu kararın fiyatlamalar üzerinde dengeli bir etki yaratmasını beklediklerini söyledi. Yaz aylarında Merkez Bankasından önemli bir politika değişikliği beklemediklerini ve bekle-gör yaklaşımının süreceğini dile getiren Gözgör, temmuz ayındaki toplantıda repo ihalelerine yeniden başlanmasının likidite yönetimi açısından ilk normalleşme adımı olabileceğini kaydetti.
Gözgör, enflasyondaki iyileşmenin kalıcılık kazanması ve beklentilerdeki düzelmenin sürmesi halinde faiz indirim döngüsünün 10 Eylül toplantısında yeniden başlayabileceğini öngörerek, yıl sonu enflasyon beklentilerinin yüzde 28,8, yıl sonu politika faizi beklentilerinin ise yüzde 34 seviyesinde olduğunu sözlerine ekledi.





