EKONOMİ

Vatandaşın 12 aylık enflasyon öngörüsü yüzde 49’da sabitlendi

Koç Üniversitesi Nisan 2026 anketine göre hanehalkının 12 aylık enflasyon beklentisi yüzde 49’da sabit kalırken, geçmiş döneme dair enflasyon hissiyatı yüzde 57'den yüzde 55'e geriledi.

Koç Üniversitesi tarafından düzenli olarak gerçekleştirilen Hanehalkı Enflasyon Beklenti Anketi’nin Nisan 2026 sonuçları kamuoyuyla paylaşıldı. Türkiye ekonomisindeki genel gidişatı ve tüketicilerin fiyat artışlarına yönelik algısını ölçen çalışmada, vatandaşların gelecek döneme dair öngörüleri ile geçmişe dönük değerlendirmeleri arasındaki fark dikkat çekti. Toplam 3028 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen geniş kapsamlı anket, hanehalkının ekonomi yönetiminin adımlarını ve piyasa koşullarını nasıl okuduğuna dair önemli veriler sundu.

GELECEK 12 AY İÇİN BEKLENTİLER SABİT KALDI

Anketin en kritik verilerinden biri olan gelecek 12 aylık döneme ilişkin enflasyon beklentisi, Nisan ayında herhangi bir değişim göstermedi. Katılımcıların bir sonraki yıl için öngördüğü enflasyon oranı, Mart ayı verileriyle paralel şekilde yüzde 49 seviyesinde gerçekleşti. Geleceğe dönük bu sabit beklenti, hanehalkının fiyat artış hızının belirli bir eşikte takılı kaldığına dair inancını yansıtırken, ileriye yönelik beklentilerde ölçülen medyan değer ise yüzde 45 olarak kayıtlara geçti.

ENFLASYON HİSSİYATINDA GERİLEME KAYDEDİLDİ

Vatandaşların son bir yıl içerisindeki yaşam maliyeti artışını nasıl tecrübe ettiklerini ortaya koyan "enflasyon hissiyatı" verisinde ise sınırlı bir iyileşme gözlendi. Bir önceki ay yüzde 57 seviyesinde olan geçmiş 12 aya yönelik enflasyon hissiyatı, Nisan ayında iki puanlık bir düşüşle yüzde 55 düzeyine geriledi. Hissedilen enflasyondaki bu aşağı yönlü hareket, tüketici cephesinde fiyat baskısının bir miktar azaldığı şeklinde yorumlanırken, bu kalemdeki medyan değer ise yüzde 50 olarak hesaplandı.

ANKET KATILIMCILARININ PROFİLİ VE VERİ SETİ

Ekonomik güven ve beklenti yönetimi açısından referans kabul edilen bu çalışma, toplamda 3028 kişilik bir örneklem grubuyla tamamlandı. Hanehalkının hem psikolojik hem de reel ekonomik veriler ışığında şekillenen bu görüşleri, piyasa beklentileri ile sokaktaki vatandaşın algısı arasındaki makasın daralıp daralmadığını göstermesi bakımından önem taşıyor. Nisan ayı sonuçları, beklentilerin yüksek bir platoda yatay seyrettiğini ancak geçmişe dönük karamsarlığın bir miktar dağılmaya başladığını ortaya koyuyor.