İsrail ordusu, 22 Ekim 2023'te Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliya'daki evlerini hedef aldığında Sündüs 8 aylık hamileydi. Saldırıda ağır yaralanan Sündüs, aynı gün bir kızı, kız kardeşi, annesi ve babasını da kaybetti.

Sündüs, ağır yaralı şekilde ulaştığı hastanede acil doğuma alınması gerektiğini öğrendi. Sündüs, kayıplarının üzüntüsü ve yaralarının acısıyla bebeği için ayakta kalmaya çalışırken doğumun ardından bebeği kuvöze alındı.

Bebeğin yoğun bakımda tedavi edildiği sırada İsrail ordusu, Sündüs ve bebeğinin bulunduğu Şifa Hastanesi'ne saldırılar düzenliyordu. Ordu, 10 Kasım 2023'te hastaneye baskın düzenleyeceğini söylediğinde Sündüs ağır yaralı bir şekilde hastaneyi terk etmek zorunda kaldı.

Yaşadığı zor günleri anlatan Sündüs, "Kızımı bırakmak istemedim, bana 'Sen daha büyük tehlikedesin, ona Allah'ın izniyle bir şey olmaz' dediler. Ben de kızımı Allah'a emanet ettim. İçimde hep bir gün ona kavuşacağımın umudu vardı." dedi.

İsrail ordusu, baskının ardından sağlık ekiplerini kuvözdeki bebekleri çıkarmaya zorladı. Prematüre bebekler önce Gazze’nin güneyine götürüldü, ardından tedavi için Mısır’a nakledildi.

Bu sırada Sündüs, Şifa Hastanesi'nde kalan bebeklerden gelen ölüm haberlerini içi titreyerek takip ediyordu. Her gün kızını görme umuduyla haberleri takip eden Sündüs, yaşadıklarını şöyle aktardı:


"İnternete düşen her çocuk fotoğrafına annelik içgüdüsüyle 'acaba bu benim kızım mı?' diye düşünerek bakıyordum. Bana artık vazgeçmem gerektiğini, savaşta çok daha büyük kayıplar verdiğimi söylediler. Bir annenin kalbi öyle kolay vazgeçmez. İki yıl boyunca kızımın yaşama ihtimaline tutundum."

Sündüs, Şifa Hastanesi'ndeki bazı bebeklerin Mısır'ın Ariş kentine tedavi edilmek için götürüldüğünü öğrenmesinin ardından içindeki umuda daha sıkı tutundu. Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) ile iletişime geçen El-Kurd ailesi, net bir bilgi alamamalarının ardından Mısır'daki akrabaları aracılığıyla araştırmaya devam etti.

Sonunda Mısır'daki Ariş Hastanesi kayıtlarına ulaşan aile, kızlarının yaşadığını büyük bir sevinçle öğrendi. O an hissettiği duyguları tarif edemeyeceğini söyleyen Sündüs, o süreçten sonra kızının durumunu an be an takip ettiğini söyledi.

Bugün, 2 buçuk yıl sonra kızına kavuşan Filistinli anne, korku ve sevinç arasında duygular yaşıyor. Kızını ilk gördüğünde kendisini tanımayacağından endişe duyan Sündüs, kavuştukları andan itibaren kızına kendisini tanıtmaya çalışıyor.

Sündüs, kızına saldırıda kaybetti kız kardeşinin ismini vererek yaşadığı kayıpların acısını hafifletmeye çalıştı. Şimdi, 2 yıl sonra kendisine konuşan ve yürüyen bir bebek olarak gelen kızı Bisan ile yeniden annelik duygularını hissediyor.

Henüz 2 buçuk yaşındaki kızı Bisan kendisini tanımasa da Sündüs, dün gece ilk defa kızının yanında uyumasının mutluluğunu yaşıyor.

Kaynak: AA