Türk futbolu son yıllarda yeniden bir kimlik arayışındayken, göreve gelen Vincenzo Montella kısa sürede yarattığı etkiyle dikkatleri üzerine çekti. İtalyan teknik adam, A Milli Takım’ın başında geçirdiği dönemde yalnızca sonuçlarla değil, sahaya yansıttığı oyun anlayışı ve oyuncu tercihleriyle de yeni bir dönemin kapısını araladı.
YOLCULUK 2023’TE BAŞLADI
İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella, Stefan Kuntz’un ayrılışının ardından 21 Eylül 2023’te A Milli Takımın başına geçti. Montella’nın göreve gelişi, birçok kişi için bir geçiş süreci olarak görülse de, sahadaki değişim beklentilerin ötesinde oldu. Milli takım, uzun süredir eksikliğini hissettiği oyun disiplinine ve mücadele ruhuna yeniden kavuşurken, özellikle büyük maçlarda alınan sonuçlar bu dönüşümün en somut göstergesi haline geldi.
MONTELLA İLE MİLLİ TAKIM
Montella, takımın başına geçtikten sonra ilk maçında güçlü rakip Hırvatistan ile karşı karşıya geldi. Karşılaşmadan 1-0 galip ayrılan milli takımda Montella iyi bir başlangıç yaptı. Hemen ardından Letonya’yı 4-0 ile geçerek Euro 2024’E katılım hakkı kazanan teknik adam, iyiki geldin dedirtti. Yine Montella ile 72 yıldır yenemediğimiz Almanya’yı özel maçta 3-2 mağlup ettik.
Euro 2024’te büyük beklentiler ile giden milli takım ve Montella, Çekya, Gürcistan ve Portekiz ile birlikte yer aldığı E Grubundan 2 galibiyet, 1 mağlubiyetle Portekiz’in ardından 2. çıkarak son 16 turuna kaldı. Bu turda Avustralya ile eşleşen milliler 2-1 galip gelerek çeyrek final biletini aldı. Montella ve öğrencileri bu turda güçlü rakip Hollanda karşısında 2-1 mağlup olarak elendi. Bu turnuvadaki başarısıyla Montella yönetimindeki milli takım 16 yıl sonra bir uluslararası turnuvada hem gruptan çıkmayı hem de çeyrek finale kalmayı başardı.
Montella’nın milli takım ile başarıları burada sınırlı kalmadı. İtalyan teknik adam; UEFA Uluslar Ligi’nde de milli takımı, Maceristan karşısında play-off oynayarak ve 18 yıl sonra Macarları mağlup ederek B Ligi’nden A Ligi’ne taşıdı.
DÜNYA KUPASI YOLUNDA MONTELLA VE MİLLİ TAKIM
Milli takım grupta; İspanya, Gürcistan ve Bulgaristan ile mücadele etti. Milliler oynadıkları 6 maçta 4 galibiyet, 1 beraberlik ve 1 mağlubiyet alarak grubunu 2. bitirdi. Bu sonuçla play-off oynama hakkı kazanan Montella ve öğrencileri, play-offta Romanya karşısında aldığı 1-0’lık galibiyetle Dünya Kupası’nın son eşiğine adım attı. Play-off final maçında Kosova karşısında sürprize izin vermeyen Monttella ve öğrencileri 24 yıl süren Dünya Kupası hasretimizi bitirdi. Vincenzo Montella ve milli takım 2026 Dünya Kupası biletini alarak tarihe geçti. Vincenzo Montella ayrıca A Milli Takımımızı hem Avrupa Şampiyonası'na hem de Dünya Kupası'na götüren ilk yabancı teknik direktör oldu.
VİNCENZO MONTELLA MİLLİ TAKIM FUTBOLU
İtalyan teknik adamın en belirgin özelliklerinden biri, sahaya yansıttığı esnek ve modern futbol anlayışı oldu. 4-2-3-1 ve 4-3-3 gibi dizilişler arasında geçiş yapabilen Montella, topa sahip olmayı önceleyen ancak gerektiğinde hızlı hücumlarla sonuca gitmeyi bilen bir yapı kurdu. Bu sistem, özellikle genç oyuncuların ön plana çıkmasını sağladı. Arda Güler ve Kenan Yıldız gibi isimlerin milli takımın önemli parçaları haline gelmesi, Montella’nın cesur kararlarının bir sonucu olarak değerlendiriliyor.
Ancak bu süreç tamamen kusursuz ilerlemedi. Zaman zaman yaşanan savunma zaafları ve maç içindeki dalgalanmalar, Montella’nın sisteminin hâlâ gelişim aşamasında olduğunu gösterdi. Özellikle güçlü rakiplere karşı oynanan bazı karşılaşmalarda riskli oyun tercihleri eleştiri konusu oldu. Buna rağmen genel tablo, milli takımın uzun yıllar sonra yeniden istikrarlı bir yapı kazandığını ortaya koyuyor.
Montella’nın en önemli katkılarından biri de takım içindeki birlik ve motivasyonu artırması oldu. Oyuncularla kurduğu güçlü iletişim ve sahaya yansıyan mücadeleci ruh, taraftarın da takıma olan inancını yeniden canlandırdı. Milli takım artık yalnızca bireysel yeteneklere dayanan bir yapıdan çıkıp, kolektif bir oyun anlayışına doğru evriliyor.
Sonuç olarak, Vincenzo Montella yönetimindeki A Milli Takım, hem oyun kimliği hem de sonuçlar açısından umut veren bir dönemden geçiyor. Eksik yönler hâlâ tartışılmaya açık olsa da, ortaya konan performans Türkiye’nin uluslararası arenada yeniden söz sahibi olabileceğini gösteriyor. Vincenzo Montella'nın başarılarının en önemli etkenlerinden biri de geldiği günden beri çoğunlukla aynı oyuncuları milli takımda bir araya getirmesinden de geçiyor. Montella, Samet, Arda, Kenan, Uğurcan gibi birçok ismi neredeyse her zaman milli takım formasıyla buluşturdu. Bu durumda beraber oynamaya alışan bir oyuncu grubu oluşturdu.