Artan başvuru yoğunluğu, yalnızca sistemleri değil, fırsat kollayan dolandırıcıları da harekete geçirdi. Kendini aracı ya da yetkili gibi tanıtan bazı kişiler, randevu satışı, sahte belge düzenleme ya da olumlu sonuç vaadiyle vatandaşları hedef alıyor. Uzmanlara göre bu tür girişimler, özellikle süreci geç başlatan ve acele eden başvuru sahipleri için daha büyük risk oluşturuyor.
Yetkililer, randevu kontenjanlarının tamamen ilgili ülkelerin büyükelçilik ve konsoloslukları tarafından belirlendiğini hatırlatırken, başvuru sürecinde hiçbir kişi ya da kurumun sonuç üzerinde etkisi olmadığının altını çiziyor.
"ARACILARA İTİBAR ETMEYİN" UYARISI
Başvuru süreçlerine ilişkin yapılan uyarılarda en kritik noktalardan biri de randevuların ücretsiz olduğu gerçeği. Buna rağmen bazı kişi ve grupların ücret karşılığında randevu ayarlama teklifleri sunduğu, hatta “kesin vize” gibi gerçek dışı vaatlerde bulunduğu belirtiliyor.
Bu tür tekliflerin dolandırıcılık kapsamına girdiği vurgulanırken, başvuruların yalnızca resmi internet siteleri üzerinden yapılması gerektiği ifade ediliyor.
GEÇ KALAN BÜYÜK RİSK ALIYOR
Uzmanlara göre başvuruların son ana bırakılması, hem süreçte aksama riskini artırıyor hem de başvuru sahiplerini dolandırıcılara karşı daha savunmasız hale getiriyor. Bu nedenle seyahat planı netleşir netleşmez başvurunun yapılması öneriliyor.
Birçok ülkenin vize başvurularını seyahat tarihinden aylar önce kabul ettiğine dikkat çekilirken, erken başvurunun hem daha sağlıklı hem de daha güvenli bir süreç sunduğu ifade ediliyor.