ABD ve İsrail ekseninde tırmanan savaş tamtamları, küresel piyasalarda risk iştahını bıçak gibi keserken Türk varlıkları üzerindeki baskı her geçen gün ağırlaşıyor. Bölgedeki belirsizliğin derinleşmesiyle birlikte yabancı yatırımcıların Türkiye piyasasındaki satış dalgası mart ayının ikinci yarısında da hız kesmedi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan haftalık menkul kıymet istatistikleri, sermaye çıkışının boyutlarını çarpıcı bir şekilde gözler önüne serdi.
TAHVİL PİYASASINDA BEŞ HAFTALIK KAYIP 6 MİLYAR DOLARA DAYANDI
Hazine kağıtlarına yönelik iştahın dibe vurduğu bu dönemde, tahvil piyasasındaki sert çıkış ivmesi 19 Mart haftasında da devam etti. Bir önceki hafta yaşanan tarihi seviyelerdeki kopuşun ardından, 19 Mart ile biten haftada tahvillerde 130 milyon dolarlık net satış kaydedildi. Bu son veriyle birlikte tahvil piyasasındaki net satış serisi üst üste beşinci haftasına taşınmış oldu. Son beş haftalık periyot bütünüyle ele alındığında, Türk tahvillerinden yaklaşık 6 milyar dolarlık devasa bir yabancı çıkışı gerçekleşmesi piyasalardaki tansiyonu yükseltiyor.
HİSSE SENETLERİNDEN ÇIKIŞ İVMESİ KORUNUYOR
Yatırımcının sadece sabit getirili menkul kıymetlerden değil, aynı zamanda hisse senedi piyasasından da uzaklaştığı görülüyor. 19 Mart haftasına ilişkin verilere göre, yabancı yatırımcılar Borsa İstanbul bünyesindeki pay piyasalarında 138 milyon dolarlık net satış gerçekleştirdi. Jeopolitik risklerin doğrudan fiyatlandığı bu süreçte, hisse senetleri tarafındaki satış baskısının sürmesi, yatırımcıların güvenli liman arayışının bir sonucu olarak değerlendiriliyor.
YURT İÇİ PİYASALARDA TOPLAM KAYIP DERİNLEŞİYOR
Merkez Bankası’nın piyasa fiyatı ve kur hareketlerinden arındırılmış verileri, yurt içi piyasalardaki toplam net değişimin negatif seyrini koruduğunu gösteriyor. 19 Mart haftasında yurt içi piyasalardan toplam net çıkış 228,9 milyon dolar olarak hesaplanırken, genel toplamdaki azalış 549,8 milyon doları buldu. Özellikle DİBS (Kesin Alım) kaleminde gözlenen 130,1 milyon dolarlık ve teminat tarafındaki 187,2 milyon dolarlık çıkışlar, yabancı sermayenin kısa vadeli projeksiyonlarında Türkiye’ye yönelik temkinli duruşunu perçinlediğini kanıtlıyor.