MAGAZİN

Yakınları dışında kimse bilmiyordu: Demet Özdemir’den şaşırtan itiraf

Demet Özdemir, verdiği röportajda yalnızca yakın çevresinin bildiği bir yönünü ilk kez anlattı. Ünlü oyuncu, kriz anlarında sorunlarla nasıl başa çıktığını, hayal kurmanın hayatındaki yerini, oyunculuğa başlama sürecini ve kimlik mücadelesini tüm açıklığıyla paylaştı.

Kanal D’nin fenomen dizisi “Eşref Rüya” ile ekrana damga vuran, Google aramalarında zirveden inmeyen Demet Özdemir, Based İstanbul’a verdiği röportajda ışıltılı sahnelerin ardındaki gerçekleri anlattı. Ünlü oyuncu; yalnızca yakın çevresinin bildiği savunma mekanizmasını ilk kez paylaşırken, şöhretin “plastik” dünyasında var olma mücadelesini, hayal kurmanın hayatındaki yerini, oyunculuğa başlama sürecini ve kimlik meselesine dair düşüncelerini samimi ifadelerle dile getirdi.

“CİDDİ BİR SORUN VARSA ÖNCE KÜÇÜMSÜYORUM”

Demet Özdemir, kendisiyle ilgili fark ettiği bir özelliği şu sözlerle dile getirdi:
“Bu çok acayip gelecek ki, bunu da son zamanlarda fark ediyorum ve bunu sadece yakınlarımın fark ettiğini düşünüyorum. Eğer ortada çok ciddi bir sorun varsa, başımıza gelen her sorun ya da negatif şeyler için söylemiyorum bunu; çok ciddi bir sorun varsa, öncelikle o sorunu küçümseyerek başlıyorum. Yani yüzleşmek benim için ikinci, üçüncü adımda, maalesef.”

Bu yaklaşımının çevresindekiler üzerinde de etkisi olduğunu belirten Özdemir, “Herkes yaşadığımız olayı o kadar küçümsediğimi düşünüyor ki, bir anda otomatikman insanlar bundan cesaretleniyor. ‘Evet ya, bunda kafaya takacak bir şey yok’ diyor. Yüksek ihtimalle benim olaylara bakış açım ve yaklaşım biçimim, negatif şeylere karşı biraz fazla küçümser biçimde. O yüzden sadece beni çok yakından tanıyan insanlar bunu biliyor” ifadelerini kullandı.

“HAYATIMIN YÜZDE 95’İ HAYAL KURMAK”

Hayal kurmanın hayatındaki yerini de anlatan oyuncu, bu durumun hem kariyerinde hem de yaşam biçiminde belirleyici olduğunu söyledi. Özdemir, “Hayatımın %95’ini diyebilirim. Pozitif ve negatif tarafları tabii ki var. Çocukluğumdan beri aşırı hayal kuran biriyim. Hayatımın çoğu anında kalbim, gerçekten var olmak istediğim insana giderken beni hep iyi hayaller kurarak tamamladı” dedi.

Ünlü oyuncu, hayal kurmanın kendisi için bir motto değil, yaşanarak özümsenmesi gereken bir şey olduğunu vurgulayarak, “Hayal kurmanın gerçekten içine girin, içinden geçin. Bunun bir insan hayatını ne kadar değiştirdiğini kendi hayatımdan çok iyi biliyorum. Bu yüzden bence hayattaki en güzel şey bu” sözleriyle takipçilerine de mesaj verdi.

“OYUNCULUK BÜYÜLÜ AMA ZORUNLULUKLAR DA VARDI”

Oyunculuğa nasıl başladığını anlatan Demet Özdemir, bu yolculuğun çocukluk yıllarında ekranla kurduğu bağla şekillendiğini söyledi. Özdemir, “Çok küçük yaşta çizgi filmlerle başlayan o büyülü görsel dünya beni içine çekti. Sonrasında dizilerde ve programlarda yer alanların gerçek kimliklerini merak ederek yola çıktım” dedi.

Oyunculuğa başlama sürecinde hayatındaki zorunluluklara da değinen Özdemir, şu ifadeleri kullandı: “Kendi hayat yolculuğumdaki zorunluluklarla, çalışma zorunluluğu, para kazanma zorunluluğu gibi faktörleri bir kenara atarsam, yolun başında insanın kendinden başka karakterlerle tanışma büyüsü var. Hem kendinden kaçmak hem de kendini keşfetmek için büyülü bir deneyim.”

“DEMET ÖZDEMİR KALABİLMEK DAHA ZOR”

Röportajın en dikkat çeken bölümlerinden biri ise kimlik üzerine yaptığı değerlendirme oldu. Ünlü oyuncu, “Kesinlikle Demet Özdemir kalabilmek daha zor. Bu yolculuk hiçbir zaman bir marka çatısı altında, daha plastik, daha duygusuz duyulan şekliyle olmadı” dedi. Özdemir sözlerini şöyle sürdürdü, "Demet Özdemir kalabilmek, insanın kendi ismi, soy ismi, kendi varoluşu, saf kimliğinde kalabilmesini temsil ediyor benim için. Bu, hiçbir meslekte, hiçbir yaşta mümkün değilken, hele ki bu sektör için çok çok daha zor.” Demet Özdemir, tüm bu sürecin zorluğuna rağmen yolculuğunun iyi ilerlediğini belirterek, “Benim adıma değil, insanlara yansıtılan biçimiyle çok daha zordu. Ama bence gayet başarılı ve iyi ilerliyoruz” ifadeleriyle röportajını tamamladı.