Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) sayılı günler kala yaklaşık 2,5 milyon aday ve ailesi yoğun bir heyecan yaşıyor. Sınav tarihi yaklaştıkça artan kaygı ve stresin doğal bir süreç olduğunu belirten Acıbadem Fulya Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Talat Sarıkavak, doğru yönetilen stresin öğrenciler için avantaja dönüşebileceğini söyledi.
Sarıkavak, "Unutulmamalıdır ki; YKS bir son değil, sadece bir başlangıçtır. Gençlerimizin bu süreçten zihinsel ve bedensel olarak sağlıklı, aile ilişkileri yara almamış bir şekilde çıkması, sınavda alacakları puandan çok daha uzun vadeli bir başarı kriteridir" dedi.
SINAVI HAYATIN DÖNÜM NOKTASI GİBİ GÖRMEYİN
Uzmanlara göre öğrencilerin yaşadığı kaygının en önemli nedenlerinden biri sınavın tek çıkış yolu veya kader anı olarak görülmesi.
Dr. Talat Sarıkavak, ailelerin çocuklarının sınav başarısını kendi ebeveynlik performanslarının bir göstergesi gibi değerlendirmesinin hem ailelerde hem de gençlerde baskıyı artırdığını belirterek, beklentilerin gerçekçi ve ulaşılabilir olması gerektiğini söyledi.
Sarıkavak, sınav öncesinde gençlere verilecek en güçlü mesajın; "zaman zaman zorlandın, zaman zaman çok çalıştın. Eksiklerin olsa bile bu süreci bugüne kadar getirdin. Bizim için bu çaban ve emeğin her şeyden daha değerli" yaklaşımı olduğunu ifade etti.
AİLELERİN KAYGISI ÇOCUKLARA YANSIYABİLİYOR
Sınav sürecinde yalnızca öğrencilerin değil, anne ve babaların da yoğun kaygı yaşadığına dikkat çeken Sarıkavak, ebeveynlerin kendi streslerini çocuklarına farkında olmadan aktarabildiğini söyledi.
Gençlerin özellikle ergenlik döneminde korkularını ve kaygılarını ifade etmekte zorlanabildiğini belirten Sarıkavak, ev ortamında yargılayıcı değil destekleyici bir iletişim kurulmasının önemine vurgu yaptı.
UYKU DÜZENİ VE GÜNLÜK RUTİNLER BOZULMAMALI
Sınava az kala yapılan en büyük hatalardan birinin öğrencilerin tüm sosyal hayatlarını askıya almak olduğunu belirten uzmanlar, düzenli uyku ve sağlıklı beslenmenin başarı üzerinde doğrudan etkili olduğunu ifade ediyor.
Sarıkavak'a göre sınav haftasında ailelerin en önemli görevi huzurlu bir çalışma ortamı oluşturmak ve öğrencinin günlük düzenini korumasına yardımcı olmak.
STRESİ YOK ETMEYE DEĞİL, YÖNETMEYE ODAKLANIN
Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Talat Sarıkavak, stresin tamamen olumsuz bir duygu olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, belirli seviyedeki stresin dikkati artırdığını ve motivasyonu desteklediğini söyledi.
Özellikle nefes egzersizleri ve kas gevşetme tekniklerinin sınav öncesinde uygulanmasının kaygıyı kontrol altına almada etkili olduğunu belirten Sarıkavak, bu yöntemlerin sınav günü değil, öncesinde de düzenli olarak uygulanması gerektiğini ifade etti.
"YA KAZANAMAZSAM?" TUZAĞINA DÜŞMEYİN
Uzmanlara göre öğrencilerin en sık yaptığı hatalardan biri sonucu düşünerek bugünü kaçırmak.
Sarıkavak, "Ya kazanamazsam?" düşüncesinin öğrenciyi kontrol edemediği bir alana sürüklediğini belirterek, öğrencilerin çözemeyecekleri senaryolar yerine günlük hedeflere odaklanmasının daha sağlıklı olduğunu söyledi.
Konu tekrarı yapmak, soru çözmek ve çalışma planına sadık kalmak gibi kontrol edilebilir adımların kaygıyı azaltacağını belirten Sarıkavak, olumlu iç konuşmanın da sınav performansına katkı sağladığını vurguladı.
SINAV SABAHI PANİĞİNİ ÖNLEYECEK KÜÇÜK PLANLAR YAPIN
Uzmanlar, sınav günü yaşanabilecek stresi azaltmanın en etkili yollarından birinin önceden hazırlık yapmak olduğunu belirtiyor.
Sınavda giyilecek kıyafetlerin önceden hazırlanması, ulaşım planının netleştirilmesi ve sınav merkezine erken gidilmesi öğrencilerin kendilerini daha güvende hissetmelerini sağlıyor.
Dr. Öğretim Üyesi Talat Sarıkavak, küçük gibi görünen bu hazırlıkların sınav anında büyük fark yaratabileceğini belirterek, öğrencilerin sınavı bir tehdit değil, emeklerinin karşılığını gösterecek bir fırsat olarak görmeleri gerektiğini söyledi.