Yunanistan'ın Türkiye sınırında, uluslararası hukuk kurallarını hiçe sayan korkunç bir iddia dünya gündemine oturdu. Sınır hattında yasa dışı faaliyet gösteren maskeli grupların, bizzat göçmenlerden oluştuğu ve bu kişilerin "ödül" karşılığında diğer göçmenleri zorla Türkiye tarafına geri ittiği öne sürülüyor.

ÖDÜL KARŞILIĞI İNSANLIK DIŞI MESAİ
Sınırda görev yapan yerel kaynaklar ve mağdur ifadelerine dayanan iddialara göre, Yunan makamları bazı göçmenleri sistemin bir parçası haline getirmiş durumda. Kendilerine yasal statü veya Avrupa'da kalma sözü verilen bu maskeli gruplar, sınırı geçmeye çalışan kendi kader ortaklarını darp ederek ve eşyalarına el koyarak geri itiyor. Bu yöntemle Yunan kolluk kuvvetlerinin doğrudan sorumluluktan kaçmayı hedeflediği belirtiliyor.
SINIRDAKİ KARANLIK AĞIN PERDE ARKASI
Yüzlerini maskelerle gizleyen bu kişilerin, bölgeyi iyi bilen ve göçmen gruplarının dilini konuşan bireyler arasından seçildiği iddia ediliyor. "Gölge birimler" gibi hareket eden bu yapılar, özellikle Meriç Nehri hattında devriye gezerek yakaladıkları göçmenleri botlarla veya zorla karadan Türkiye sınırına itiyor. İnsan hakları örgütleri, bu durumun hem sığınma hakkını ihlal ettiğini hem de sınırda hukuksuz bir "paralı asker" düzeni yarattığını vurguluyor.

ULUSLARARASI KAMUOYUNDA TEPKİLER BÜYÜYOR
Atina yönetiminin resmi olarak reddettiği ancak saha raporlarının aksi yönde işaret verdiği bu uygulamalar, Brüksel'de de yankı buldu. Avrupa Birliği sınır ajansı Frontex ve çeşitli sivil toplum kuruluşları, Yunanistan'ın sınır yönetiminde kullandığı bu yöntemlerin Avrupa değerleriyle bağdaşmadığını ifade ediyor. Uzmanlar, maskeli grupların kullanılmasıyla operasyonların "anonim" hale getirilmeye çalışıldığını ve sorumluların yargılanmasının zorlaştırıldığını kaydediyor.




