Hristiyan inancına göre Hazreti İsa'nın çarmıha gerilmeden önce Kudüs'e gelişinin kutlandığı Palmiye Pazarı, bu yıl İsrail polisinin engeline takıldı. Kudüs Latin Patriği Pierbattista Pizzaballa ve Kutsal Topraklar Muhafızı Başrahip Francesco Ielpo'nun ayini yönetmek üzere Kutsal Kabir Kilisesi olarak da bilinen Kıyamet Kilisesi'ne girmesine izin verilmedi.

Kudüs Latin Patrikhanesi ve Kutsal Topraklar Muhafızlığından yapılan ortak açıklamada, bu durum "yüzyıllardır süren geleneğin bozulması" ve "ciddi bir emsal" olarak değerlendirildi. Bölgedeki güvenlik hassasiyetleri nedeniyle tarafların daha önce anlaştığı, ayinin sadece üst düzey din adamlarının katılımıyla yapılması ve canlı yayınlanması kararının bile İsrail tarafından ihlal edildiği belirtildi. Patrikhane, engellemeyi "akıldışı, orantısız ve temelden hatalı" bir karar olarak tanımlayarak, statükoya saygı ilkesinden aşırı bir sapma yaşandığını vurguladı.

İtalya'dan İsrai̇l'e Çok Sert Tepki̇

İTALYA'DAN İSRAİL'E ÇOK SERT TEPKİ

Kudüs'te yaşanan krizin yankıları Roma'da sert oldu. İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, doğrudan İsrail makamlarını hedef alan bir açıklama yaparak, engellenen din adamlarıyla dayanışma içinde olduklarını belirtti. Kıyamet Kilisesi'nin Hristiyanlık için taşıdığı kutsaliyete dikkat çeken Meloni, "Latin Patriği'nin ve kutsal toprakların muhafızının buraya girişinin engellenmesi, yalnızca inananlara değil, din özgürlüğünü tanıyan tüm topluluklara yapılmış bir hakarettir." ifadelerini kullandı.

Büyükelçi̇ Bakanliğa Çağrildi

BÜYÜKELÇİ BAKANLIĞA ÇAĞRILDI

Krizin ardından İtalya hükümeti Tel Aviv'e resmi protesto notası verdi. İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, İsrail polisinin tutumunu "kabul edilemez" bularak, İtalya'nın Tel Aviv Büyükelçisine derhal İsrail makamlarına hükümetin protestosunu iletme talimatı verdiğini duyurdu. Tajani ayrıca, karara açıklık getirmesi amacıyla İsrail'in Roma Büyükelçisi'ni Dışişleri Bakanlığına çağırdıklarını açıkladı.

Güvenli̇k Bahanesi̇yle Si̇stemati̇k Kisitlama

GÜVENLİK BAHANESİYLE SİSTEMATİK KISITLAMA

Bölgedeki gerilimin arka planında ise İsrail'in son dönemdeki askeri operasyonları ve güvenlik politikaları yatıyor. 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı saldırıların ardından, İsrail ordusu iç cephe komutanlığı ülke genelinde toplu etkinliklere kısıtlama getirmişti.

Ancak İsrail yönetiminin bu güvenlik gerekçesini dini mekanlara erişimde bir baskı aracı olarak kullandığı belirtiliyor. Aynı bahane ile Ramazan ayında Mescid-i Aksa'yı Müslümanların erişimine kapatan, şimdi de Hristiyanların Kıyamet Kilisesi'ne girişini engelleyen İsrail; Yahudiler için kutsal sayılan Ağlama Duvarı'na erişimde ise oldukça esnek davranıyor. Bu durum, Tel Aviv yönetiminin işgal altındaki Doğu Kudüs'te ibadet özgürlüğünü engellediği ve inanç grupları arasında sistematik bir ayrımcılık uyguladığı yönündeki eleştirileri daha da güçlendiriyor.

Muhabir: Berke ABAY